kilo kontrolü

KİLO KONTROLÜ

Her yıl yaza doğru başlayan yoğun diyet ve spor programları ve kışın yeniden alınan kilolar. Evet bu değişimler birkaç kilo içinde oluyorsa sorun değil ama büyük rakamlardaki kilo değişimleri hem cildimiz hem de genel sağlığımız için yorucu. 

İdeal kiloyu korumak, cilt sağlığı ve beden sağlığı için çok önemlidir. Kısa süreli diyetler hızlı sonuç verse bile, uzun dönem gelinen noktayı koruyamayıp, tekrar kilo almaya neden olur. Ayrıca yaş almayla beraber bazal metabolik hızımız da yavaşladığı için yıllar içinde diyet ve kilo kontrolü zorlaşacaktır.

Bu nedenle tüm bu sorunları yaşamamak için sağlıklı beslenme alışkanlığı ve düzenli spor bir yaşam tarzı olmalıdır.

Kilo kontrolünü nasıl sağlanır?

7-8 saatlik düzenli uyku

Düzenli egzersiz programı haftada 3-4 kez kardio, ağırlık, fitness, yüzme gibi planlı ve düzenli bir program

Bol su tüketmek

Alkolü ve şekerli gıdaları azaltmak 

Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl ve yağsız protein tüketmek. 

İşlenmiş, paketlenmiş, kızartma ve fast food gıdalardan uzak durmak. Bol lifli gıda tüketmek.

Gece geç saatlerde yemek yememek.

Bunlara ek olarak,

Yemeklerinizi planlayın. Kalori hesaplayın.  Bu şekilde yedikleriniz konusunda. Aldığınız ve harcadığınız kalorileri takip edin. Not edin.

Sağlıklı yemek tarifleri bulun yeni tarifler deneyin.

Yediklerinizi iyi çiğneyin. Ve yemekleri yavaş yiyin. TV seyrederken, iş yaparken yemek yemeyin. Yemek yediğiniz zamanı yemeğe ayırın. Başka şeye odaklanmayın.

Porsiyonlarınızı küçültün. Ara ara çok sevdiğiniz kalorili bir şey canınız çekerse az miktarda yiyin. Sorun etmeyin, moral bozmayın ertesi gün programınıza tekrar kaldığınız yerden devam edin. 

Kilo almanıza neden olan, alışkanlıklarınızı tespit edin ve azaltmaya çalışın. 

Haftada 2-3 kez tartılın, kilonuzdaki değişimleri takip edin. 

Bir arkadaşınızla kilo ve spor konusunda birbirinizi motive edin ve takip edin. Kilo aldığınızda veya spora ara verdiğinizde birbirinizi uyarın. Hatta birlikte spor yapın.

güneş koruma

GÜNEŞ KORUMA

Cilt bakımı konusunda belki de en önemli basamak, güneş korumadır. İyi bir güneş koruma yapmıyorsak cilt bakımında yaptığımız pek çok şeyin etkili olmasını bekleyemeyiz. Güneşe maruz kalmak güneş yanığı, leke, kırışıklık, sarkma hatta cilt kanserine neden olur.

Güneş koruma için güneş koruyucu ürünler dışında

Güneşin yoğun olduğu saatlerde 10:00-16:00 arasında güneşte dolaşmamak

Uzun kollu, açık renk ince pamuklu giysiler giymek ve şapka takmak

UV ışığını filtreleyen gözlük kullanarak gözleri korunmak

Güneş koruma faktörü nedir?

SPF, güneş koruma faktörü için kullanılan kısaltmadır. SPF faktörü arttıkça koruyuculuk değeri yükselir.

Güneş koruyucu çeşitleri nelerdir?

Kimyasal güneş koruyucular deriye nüfuz eden UV ışınlarının cildi etkilemeden, zarar vermeden önce emen kimyasallardır. İçeriğinde avobenzon, oksibenzon ve PABA bulunabilir. 

Fiziksel güneş koruyucular UV’ye karşı bariyer oluşturarak korurlar çinko oksit ve titanyum oksit içerir. Genellikle opaktır ve cilde uygulandığında fark edilir.

Bazı markalarda her iki grup koruyucu bir arada bulunabilir.

Güneş koruyucular nasıl seçilmelidir?

Hem UVA hem de UVB’ye etkili geniş etkili bir güneş koruma sağlanmalıdır

Akneli ciltler için yağsız, komedon oluşturmayan, losyon formda ürünler kullanabilirler. Su bazlı ürünler gözenek tıkamadığı ve akne oluşturmadığı için daha uygundur.

Hassas ciltler ve çocuklar için fiziksel güneş koruyucular daha güvenlidir.

Gebeler için özel hazırlanmış güneş koruyucular tercih edilmelidir.

Kuru ciltler krem formda ürünleri daha rahat kullanabilirler.

Rozasea ve alerjiye yatkınlığı olan ciltlerde parfüm, koruyucu, oksibenzon ve PABA içeren ürünlerden kaçınılmalıdır.

Göz çevresi cildi ince ve hassas yapısıyla güneşe duyarlıdır, mutlaka güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Bebek ve çocuklarda da güneş korumaya çok özen gösterilmelidir.

6 aydan küçük bebeklerde koruma gölgede tutarak, ince koruyucu giysilerle yapılmalıdır. Güneş koruyucu kullanımı bu dönemde uygun değildir.

6 aydan büyük bebekler güneş koruyucu kullanabilirler. Ayrıca koruyucu giysilerle de korunmalıdırlar.

Güneş koruyucular nasıl kullanılmalıdır?

Öncelikle hiçbir güneş koruyucu tamamen korumaz. Her ürün belli oranda koruyuculuk sağlar bu nedenle etkin bir koruma için kullanım şekline özen göstermeliyiz. 

Güneş koruyucuları dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli, 2 saat aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Terlemeyle, havuza ve denize girmekle etkinliği azalır. Bu nedenle özellikle yaz aylarında tekrarlanmalıdır.

Evde ve arabadayken camdan UVA geçtiği unutulmamalı yine güneş koruyucu kullanılmalıdır.

En az SPF 30 faktör içeren suya dayanıklı güneş koruyucular tercih edilmelidir. Plajda gölgede otururken veya kapalı havalarda güneş etkilemeyecek gibi düşünmemeli ve güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Güneş koruyucular açıldıktan sonra 8-10 ay içinde tüketilmeli. Sıcak ortamda bekletilmemelidir.

PRP

PRP

Cilt yaşlanması konusunda geliştirilen yöntemler inanılmaz hızla ilerliyor. Daha etkili, daha kolay, daha güvenli tedavi arayışları sürüyor. PRP bu arayışın sonucunda ortaya çıkan yöntemlerden biri.

PRP doğallıktan vazgeçmeyen, riski sevmeyen, alerjiden korkan kişiler için son derece uygun bir alternatif.

Vücudumuzun herhangi bir yeri yaralandığında bu bölgede bazı hücrelerin topladığı ve diğer bölgelere göre konsantrasyonunun arttığı tespit edilmiştir. Bu hücreler bazı reaksiyonları başlatarak dokularda iyileşmeyi sağlar. Pek çok doku yenileme işleminde, dokularda kontrollü bir hasar oluşturulur ki bu hasar bölgede hücre toplanmasını arttırarak iyileşmeyi başlatır ve bölge yenilenir.

Plazma tedavisi bu mekanizmadan hareketle oluşturulan bir tedavidir. Sanki bir hasar oluşmuş gibi bölgede bazı hücrelerin ve büyüme faktörlerinin yoğunlaşması sağlanır ve böylece onarım süreci başlatılır.

PLAZMA TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?

Tedavi için özel geliştirilen kitler vardır, bunlar tek kullanımlıktır. Hastanın kanı bu tüplere alınarak ayrıştırılır. Kanın istenen kısmı ince uçlu iğnelerle çok kısa bir işlemle tedavisi planlanan bölgeye uygulanır. Ayrıştırılan kısımda trombositler ve büyüme faktörleri bulunur. Bunlar bir dizi onarım ve iyileştirme reaksiyonunu başlatır.

Tedavi sonrasında iyileşme süreci gerekmez. Herhangi bir sorun beklenmez. 

PRP İLE CİLT YENİLEME

Akne izleri azalır 

Cilt rengi genel olarak açılır. Lekelerde, kızarıklıkta azalma olur.

Sıkılık artışı olur. Yüz ovali toparlanır.

İnce çizgiler ve kırışıklıklar azalır.

Cilt görünümü daha sağlıklı ve parlak olur. Cilt dolgunlaşır.

Ciltteki yara izleri azalır.

PRP İLE SAÇ TEDAVİSİ

Çok çeşitli sebeplere bağlı olarak saç dökülmesi görülebilir. Bu sorunla karşılaşıldığı zaman mutlaka bir dermatoloğa başvurarak saç dökülmesinin kaynağını ve tipini tespit etmek gerekir.

Saçlardaki dökülme başka bir nedene bağlıysa mutlaka buna yönelik tedavi de uygulanmalıdır.

Plazma tedavisi hemen her tip saç dökülmesi tedavisinde ek olarak kullanılabilir bazen tek başına kullanımı bile çok başarılı sonuçlara neden olabilir.

Saçlarda uzama hızlanır.

Saçlar güçlenir daha hacimli durur.

Dökülme azalır.

Yeni saçlar gelmeye başlar.

Cildimiz herhangi bir hasarlanma durumunda kendini onarma ve yenileme yeteneğine sahiptir. Bir çok cilt yenileme tedavisi bu mekanizmayı kullanarak planlanır. Mikroiğneleme yönteminde de gözle görülmeyen çok sayıda mikrokanal açılarak ciltte yenilenme ve onarım mekanizmaları harekete geçirilir.

Dermapen, diğer adıyla mikroiğneleme tedavisi son zamanlarda estetik tıpta çok popüler bir yöntem.

Dermapen ve dermaroller temelde aynı mekanizmayla etki eden iki yöntem. Ciltte açılan mikrokanallardan soruna göre seçilen özel tedavi edici solüyonlar uygulanarak yapılan tedavilerdir. Normalde cilt iyi bir bariyer olduğu için dıştan uygulanan solüsyonlar cildin derin tabakalarına ulaşamaz. Yeterince etki oluşturmaz. Mikroiğnelemenin bir başka avantajı uygulanan bu solüsyonların cilde geçişinin sağlanmasıdır.

Dermaroler, üzerinde çok sayıda iğnenin olduğu silindir şeklinde bir cihazdır. Dermapen ise minik bir cihazın üzerine takılan iğne uçlarıyla çalışır. Her ikisi aynı amaçla kullanılabilir. 

Tedavi edilmek istenen cilt bölgesi, kremle uyuşturulduktan sonra cilde uygulanır. Küçük iğnelerle, ciltte minik kanallar açılarak özel solüsyonlar sürülür.

Yöntemin en çok kullanıldığı alanlar

Cilt lekeleri leke açıcı solüsyonlar uygulanır.

Saç dökülmeleri saçı besleyen, dolaşımı arttıran vitamin, mineral karışımları uygulanır.

Cilt yenileme ve antiaging yöntemleri vitamin, mineral, aminoasit, büyüme faktörleri, peptidler, hyalüronik asit gibi içerikler uygulanabilir.

Cilt çatlakları, akne izleri onarıcı ve yenileyici karışımlar uygulanır.

Tedavi her mevsim ve her cilt tipinde kullanılabilir. Uygulama sonrasında kısa sürede geçen kızarıklık görülür. Yüz bölgesine yapılan uygulamalardan sonra güneş korumaya  özen gösterilmelidir. 

Açılan mikrokanallar mekanik olarak cildi uyarır. Hücre yenilenmesine, dokularda kan dolaşımının hızlanmasına, kolajen, elastin üretimine ve cildin sıkılaşmasına neden olur. Ayrıca uygulanan solüsyonların tedavi edici etkisinden de faydalanılır.

Seans sayısı ve seans aralıkları probleme göre belirlenir. Doğru şeklide uygulandığında güvenli olmakla beraber, yanlış uygulamalar leke, iz ve enfeksiyon oluşumuna neden olabilir.

saç için beslenme

Saçınız ve cildiniz vücut sağlığınızın aynasıdır.Gür, canlı saçlara sahip olmayı hepimiz isteriz, hatta bazen saçlarımız yavaş uzuyor diye sabırsızlanıp formüller araştırırız.

Saçlar yılda ortalama 15 cm uzar. Saçınızın uzama hızı yaşınız, genetik yapınız, beslenmeniz ve genel sağlığınızla ilgilidir. Kansızlık, otoimmün hastalıklar, hormon sorunları gibi pek çok sebep saç dökülmesi yapabilir.

Yaş ve genetik yapıyı değiştiremeyeceğimiz bir gerçek, ancak beslenmemize dikkat ederek daha sağlıklı saçlara sahip olabiliriz.

Vücut sağlığı ve saç sağlığı yakından ilişkilidir. Bu nedenle saç dökülmesiyle ilgili yaşanan sorunlar mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmeli, gerek görülürse testler istenerek daha detaylı inceleme yapılmalıdır. 

İyi bir beslenme için protein, vitamin, mineraller ve sağlıklı yağlar yeterli düzeyde alınmalıdır. Ancak bu şekilde daha parlak, gür saçlara sahip oluruz. 

 Ağır diyetlerden sonra saçlarda cansız, mat görünüm ve dökülmeler olabilir.

 A, B, C, D ve E vitaminleri ve esansiyel yağ asitleri eksikse saç uzamanız yavaşlayacağı gibi dökülmeler bile artabilir. İyi haber şu ki bu eksiklikler yerine konar konmaz saçlarda dökülme azalacak ve uzama tekrar normale dönecektir.

Demir eksikliği durumunda saç dökülmesi görülür. Çinko eksikliği saçlarda kuruma, pullanma ve dökülmeye neden olur.

Protein eksikliği saçta zayıflamaya ve donuk görünüme neden olur. Tavuk, balık ve kırmızı et kaliteli protein kaynaklarıdır.

Hangi gıdalar saçlarımıza iyi gelir?

Yumurta 

saç sağlığı ve saç uzaması konusunda çok faydalı bir besin kaynağıdır.

Protein, biyotin, çinko ve selenyum açısından zengindir. 

Ispanak

Folat, demir, A ve C vitamini kaynağıdır.  Saçı besler ve ışıltı verir. 

Yağlı balıklar

Somon ve uskumru gibi yağlı balıkları düzenli olarak tüketmek, saç büyümesi ve saç sağlığı konusunda faydalıdır. 

Protein, selenyum, D ve B vitaminleri yönünden de çok iyi kaynaktır.  Omega-3 açısından zengindir ki bunlar saç için faydalıdır.

Avokado 

E vitamini ve faydalı yağlar açısından zengin bir kaynaktır. Ayrıca biyotinde içermesi saç için çok faydalı besin kaynağı olduğunu gösterir.

Keten tohumu, chia tohumu, ayçiçeği çekirdeği omega-3 yönünden zengindir. Kalori değeri nispeten düşük, besin değeri yüksek gıdalardır. E vitamini, çinko ve selenyum açısından da değerlidir. Saçlı derinin beslenmesine neden olur.

Fındık, ceviz ve badem B, E vitamini, çinko ve esansiyel yağlardan zengindir. Saçı güçlendirir. 

Kırmızı et protein ve demir açısından zengin bir kaynaktır.

Fasülye  saç sağlığı için faydalı protein, demir, çinko ve biyotin kaynağıdır.

Taze sebze ve meyvelerde bulunan antioksidanlar saçı hasarlardan korur ve ışıltı katar.

Eser elementler demir, magnezyum, çinko, selenyum saçın en sevdiği minerallerdir. 

saç dökülmesi


Saç dökülmesi pek çok kişinin ortak sorunudur. Saçlarda incelme, seyrekleşme ve günlük 100 telinin üzerindeki dökülmeler sorun olarak kabul edilir.

Saç dökülmesi hızlı veya yavaş gelişebilir. Sebebine göre geçici veya kalıcı olabilir.

Saç dökülmeniz olduğunu nasıl anlarsınız?

Yastığınızda, banyonuzda, saç fırçanızda çok fazla saç teli buluyorsanız.

Alın ve yan kısımlarda saç çizginiz geriye doğru ilerliyorsa

Saç yoğunluğunuzda azalma ve saç tellerinde incelme varsa

Erkek tipi saç dökülmesi (androgenetik alopesi) nedir?

Erkeklerde ve kadınlarda çok sık görülen bir saç dökülmesi nedenidir.

Anneden veya babadan gelen genlerle taşınır. Saç tellerinde hormonlara karşı aşırı duyarlılık vardır. Saçlarda incelmeye, kayıplara neden olur. Yaş ilerledikçe dökülmeler de artar.

Bunun dışındaki en önemli sebepler 

Bilinçsiz yapılan diyetler ve beslenme hataları

Yeterli düzeyde protein, vitamin, mineral saçın sağlıklı büyümesine neden olur. Eksiklikleri saçın incelmesine, seyrekleşmesine ve kepek oluşumlarına neden olabilir.

Ciddi ameliyatlar,

Bazı hastalıklar, 

Travmatik olaylar ve yoğun stres, 

Gebelik, lohusalık, ve menopoz dönemi

Bazı ilaçlar

Troid problemleri

Saça yapılan boya, perma gibi uygulamalar

Yaş alma sürecinde saçın kalınlığı ve hacmi azalır. Daha seyrek görünür. Bu normal bir süreçtir.

Saç dökülmesi nasıl tedavi edilir?

Saç dökülmesi mutlaka konuda uzman doktor tarafından değerlendirilmelidir. Muayene ve gerekli testler sonucu saç dökülmesinin sebebi belirlenerek, tedavi planlanır. Doktorunuzun dıştan veya ağızdan ilaç tedavileri başlayabilir.

Vitamin, mineral eksikliklerine bağlı saç dökülmelerinde eksikliklerin takviye edilmesi hızlı toparlanmaya neden olur.

Saç dökülmeleri için geliştirilen losyon, krem ve şampuan formundaki ürünler kullanılabilir. Bunlar da belli oranda toparlanma ve canlanma yapabilir.

Mezoterapi saçı besleyen, kan dolaşımını düzenleyen bazı vitamin, mineral karışımlarının saçlı deriye minik dozlarda uygulanmasıdır. Destek tedavisi olarak veya tek başına uygulanabilir.

PRP kişinin kendi kanı ayrıştırılarak elde edilen tedavi edici faktörlerin, saçlı deriye uygulanmasıdır.  Bu şekilde saçlarda toparlanma, canlanma hedeflenir.

Bu tedavilerden sonuç alınamayacak düzeydeki, daha ileri dönemdeki saç dökülmelerinde saç ekimi planlanabilir.

saç için doğal yağlar

Yağların kozmetik veya tıbbı amaçlı kullanımı çok eskiden beri bilinir. Bugün modern aromaterapinin gelişmesiyle, bilimsel temellere dayanmış ve popülerliğini artırmıştır. 

Aromaterapi, bitkilerin kök, yaprak veya çiçek kısımlarından elde edilen yağların koruyucu veya destekleyici amaçla kullanılmasıdır. 

Yağlar uçucu ve taşıyıcı yağlar olarak ayrılır. Bunlar amaca yönelik belirli oranlarda hazırlanarak kullanılır. Uçucu yağlar yoğun etkilerinden dolayı taşıyıcı yağlar içinde kullanılmalıdır. 

Aromaterapide kullanılacak karışımlar, uygulama öncesi küçük bir bölgede cilt testi yapılarak denenmelidir. Bazı karışımlar alerji ve tahriş yapabilir. 

Aromaterapi, hamilelik döneminde ve bebeklerde problem yaratabilir. Ayrıca ek sağlık sorunlarınızın olması yine yağların kullanımını sınırlandırabilir. Doktorunuza danışmadan kullanmayın.  

Yine kullanılan yağların güvenilir kaynaktan alınması çok önemli bir konudur. Aksi takdirde zarar verebilir. 

Saç için aromaterapinin pek çok faydası vardır.  Ancak bu saçlardaki sorunların tedavisi anlamına gelmez.  Saç sorunları çok çeşitli sebeplere bağlı olabilir ve ancak dermatoloji uzmanları tarafından teşhis ve tedavi edilebilir. 

Genel olarak aromaterapini saç için faydalarına göz atarsak,

Saç dökülmelerinde azalma

Saçlarda güçlenme, uzamada hızlanma

Daha parlak, yumuşak ve nemli saçlar.

Kepek sorununun azaltılması

Saçlardaki yağlanmanın kontrolü 

Jojobayağı, hem yağlı ve hem de kuru saçlar için kullanılabilir. Saçı nemlendirir. Yağ dengesini düzenler. 

Hindistan cevizi yağı, saçı besler, parlatır ve onarır. 

Badem yağı, saç derisini yatıştırır ve nemlendirir.

Avakado yağı, vitaminlerden zengin, çok iyi bir nemlendiricidir.

Argan yağı, saçı kökünden besler, nemlendirir ve kırılmaları azaltır. 

Sedir ağacı yağı, antifungal ve antibakteriyel özelliği vardır. Saç derisini uyarır ve saç büyümesini hızlandırır, dökülmeleri azaltır. 

Papatya yağı, saça parlaklık ve yumuşaklık kazandırır ve saç derisini rahatlatır.

Adaçayı yağı, saç büyümesini hızlandırır. Saçı güçlendirerek kırılmamaları azaltır.

Kekik yağı, saçlı deriyi uyararak saç büyümesini uyarır, saç dökülmesini azaltır.

Nane yağı, sürüldüğü alanda dolaşımı hızlandırarak karıncalanma hissine neden olur. Saç uzamasını hızlandırır. Saçlarda yağlanmayı azaltır.

Lavanta yağı, antibakteriyel ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayı saçlı deriyi yatıştırır. Kepeği azaltır.  Saçları nemlendirir, parlak tutar. Uzamayı hızlandırır.

Biberiye yağı, kökleri uyararak saç derisinde dolaşımı arttırır. Saç büyümesini hızlandırır ve saçları kalınlaştırır.  

Çay ağacı yağı, güçlü antibakteriyel ve antimikrobiyal özellikleri vardır. Saç uzamasını hızlandırır. Kepek sorununu azaltır.

YlangYlang yağı, kuru ve kırılgan saçlara kullanılabilir. Saçlı deride sebum üretimini arttırarak daha sağlıklı saç yapısı sağlar.

cilt için doğal yağlar

Aromaterapi Çin’den, Mısır’a kadar dünyanın farklı coğrafyalarında binlerce yıldır kullanılan bir yöntemdir. Bugün modern aromaterapi tamamen bilimsel çalışmalarla çok daha doğru ve etkili kullanılmaya başlanmıştır.

Bitkilerin yaprak, kök ve çiçeklerinden elde edilen yağların doğru şekilde kullanılmasıyla başta cilt olmak üzere, vücut üzerinde pek çok olumlu etkileri tespit edilmiştir. Bu yağlar uçucu ve taşıyıcı yağlar olarak ayrılır. Cildin ihtiyaçları ve özellikleri göz önüne alınarak belli oranlarda karışım hazırlanarak kullanılır. Seçilen yağların özenle hazırlanmış güvenilir ürünler olması çok önemlidir. Yanlış ürünler sağlığa zarar verebilir. Gebelik ve bebeklik döneminde aromaterapi kullanımları sorun yaratabilir. Her ürün gibi alerji yapabilir. Bu nedenle ürünler konusunda mutlaka uzman desteği alınmalıdır. 

Cilt için faydalı olan yağlar, yaşlanmadan akneye kadar ciltteki pek çok soruna destek olur. Farklı yağlar tamamen farklı etkilere sahiptir.  

Jojoba yağı 

E ve B vitamini, bakır, çinko içerir. Ciltte sebum gibi davranarak ciltteki yağlanmayı azaltır. Akneyi azaltır ve yara iyileşmesini hızlandırır. Özellikle karma ciltlerin dengeye gelmesi içinde çok faydalıdır. Nem verir ve antioksidan etkileri ile yaşlanmayı geciktirir. Cildi onarır. Kollajen üretimini hızlandırır.

Nar çekirdeği yağı

İçeriğinde bioflavonoid ve yağ asitleri vardır. Doğal bir güneş koruyucu ve güçlü bir antiagingtir.

Lavanta esansiyel yağı

Yara iyileşmesini hızlandırır. Antiinflamatuvar ve antioksidan etkileri vardır. Kolajen üretimini arttırır. Lekeleri azaltır.

Sivilceyi ve izleri azaltır. Kuru ciltlere nem desteği sağlar.

Antiaging etkilidir. Çok güzel kokar. 

Frankincense esansiyel yağı

Antiinflamatuvar ve antibakteriyel özellikleri vardır.

Hücre yenilenmesini hızlandırarak, kırışıklıkları azaltır. Antiaging etkilidir.

Gözenekleri daraltır. Cildi sıkılaştırır.

Kuru ciltleri destekler. Güneşe veya yaşa bağlı oluşan cilt lekelerini azaltır.

Akneye, lekeye yatkın ciltlerde faydalıdır. Aknenin oluşturduğu lekeleri azaltır.

Ylang ylang esansiyel yağı 

Cilt yağlanmasını ve akne oluşumunu azaltır. Yara izlerini azaltır.

Cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandırır. İnce çizgileri azaltır ve cilt elastikiyetini arttırır. Antiaging etkilidir.

Çay ağacı esansiyel yağı

Anti bakteriyeldir. Yağ üretimini ve akneleri azaltır.

Yara iyileşmesini düzenler.

Kuşburnu yağı

C vitamininden ve esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Kolajen üretimini arttırarak cildi güçlendirir. Yaşlanma etkilerini azaltır. 

Kırışıklılar ve lekeler için çok faydalıdır.

Gül esansiyel yağı

Olgun, hassas ve kuru ciltler için çok faydalıdır.  Antiaging ve antimikrobial etkilidir. Cilde nem sağlar. Cildi yatıştırır ve cilt sorunlarını azaltır.

Cilt rengini ve dokusunu düzeltir.

Radyofrekans

Radyofrekans, çok uzun zamandır radyo dalgaları kullanılarak yapılan bir tedavi yöntemi. Yüz ve vücutta farklı kullanım alanına sahiptir ve farklı başlıklarla uygulanır.

Radyofrekansla yüz gençleştirme

Yaşlanma süreciyle birlikte cilt kollajeninde  azalma ve yapısında bozulmalar başlar, cansız ve sarkık görünür. Radyofrekans ile cildin derin tabakalarına radyo dalgası uygulanarak ısı artışı sağlanır, kan dolaşımı düzenlenir, dokularda canlanma ve onarım sağlanır. Kolajen lifleri yenilenerek cildi toparlar. İnce çizgi ve kırışıklıklar azalır.

Değişiklikler seanstan hemen sonra görülebilir ve zamanla  daha belirgin hale gelir. Uygulama sonrası 2-6 ay içinde kolajen artışı devam eder.

Her mevsim, her cilt tipinde de uygulanabilecek pratik bir yöntemdir. Güneş hassasiyeti oluşturmaz. Cilt yüzeyinde herhangi bir tahriş yapmadığı için günlük hayatı aksatmaz. Sonrasında hafif kızarıklık olabilir. 

Radyofrekansla bölgesel incelme ve selülit

Karın, kalça, kol ve bacaklara uygulama yapılabilir. Bu bölgeler için kullanılan başlık yüz için uygulanan başlıktan farklıdır. Yağ eritici özelliği de vardır. Cilt altı yağ dokuda yüksek ısıya çıkarak erimeye neden olur. Bölgede kan dolaşımı artar, metabolizma hızlanır.  Kollajen ve fibroblastlar üzerinde yaptığı onarım ve yapılanma ile ciltte sıkılaşma toparlanma ve selülit görünümünde azalmaya neden olur.

  •  
doğal makyaj

Makyaj görsel bir sanattır. Modanın yansımalarını içerir. Renklerle, yüz şekliyle uyum ve hayal gücü gerektirir. İyi yapılan makyaj, taze ve sağlıklı bir görünüm verir. Yüzün güzel taraflarını vurgular. 

Makyaj öncesi cilt temizlenmiş, nemlendirici ve güneş koruyucu sürülmüş olmalıdır. Kalın bir makyaj uygulaması doğal olmayan görüntü yaratır. İdeal makyaj uygulamasında, makyajın varlığı belli olmaz. Işığın ve gölgenin yansımalarından oluşur.

Son yıllarda her konuda olduğu gibi makyaj ürünlerinde de doğal içeriklere talep artıyor. Markalar artık daha çok inceleniyor ve seçimler bilinçli yapılıyor ve zararlı içerikleri kimse kullanmak istemiyor.Bu nedenle doğal makyaj ürünlerine ilgi daha fazla.

Normal makyaj ürünleriyle, doğal ürünleri karşılaştırıcak olursak

Doğal makyaj ürünleri genel olarak doğal içeriklerden oluşur. Yapay kokuları ve renklendiricileri, sentetik koruyucuları ve ağır metalleri (kurşun, arsenik gibi) mümkün olduğunca kullanmazlar. Normal ürünlerde bu içerikler markadan markaya değişmekle beraber daha fazla bulunur.

Hassas ciltler için doğal ürünler daha güvenlidir. Sentetik içerikleri az olduğu için alerji oluşturma riskleri daha azdır. 

Ayrıca gözenek tıkayıcı özellikleri açısından da doğal ürünler daha avantajlıdır. Akneye eğilimli ciltler için de tercih edebilir.

Doğal kozmetikler koruyucu içermediği için raf ömürleri, normal kozmetiklere oranla daha kısadır.

Doğal makyaj ürünleri, paraben, formaldehit, tolüen ve ftalat  içerikleri açısından daha güvenlidir. Normal markalar da bu içerikler bulunabiliyor.

Doğal makyaj ürünleri doğadaki pigmentlerden oluştuğu için, normal makyaj ürünlerine göre renk alternatifleri azdır. Normal makyaj ürünleri yapay renklendirici kullandığı için renk seçeneği açısından daha zengindir.

Bazı doğal ürünler avokado, shea, kuşburnu ve jojoba yağı gibi bitkisel içerikler de barındırabilir. Bu tarz içerikler antioksidanlar açısından faydalı etkilerine ek olarak, cildin onarımı ve desteklenmesi konusunda faydalıdır. 

Fiyat açısından normal ürünler kolay bulunur ve ucuzdur. Doğal makyaj ürünleri daha kaliteli içeriğe sahip olduğundan daha pahalıdır.

Tags

error: Content is protected !!