sonbaharda cilt bakımı

CİLDİN SONBAHAR BAKIMI NASIL OLMALI?

Yaz mevsimi biterken cildimiz daha çok ilgiye ihtiyaç duyar.

Güzel yaz günlerinden sonra cildimizde kuruluk, tıkanmış gözenekler ve hatta lekeler fark edebiliriz. Ancak moral bozmaya gerek yok biraz destekle cildiniz eski ışıltısına kavuşur.

Cildiniz derin temizliğe ihtiyaç duyar.

Açık havada, güneş altında geçirilen zamanlarda terle birleşen kir ve makyaj artıkları gözenekleri tıkayabilir. Profesyonel bakımlar, cildin derin temizlenmesi ve yüzeydeki eskiyen hücrelerin atılması için iyi bir fırsattır. Buna ulaşamadığınız ortamlarda evde yapılacak kil maskeleri hem cildinizdeki toksinlerin atılması ve hem de gözeneklerin temizlenmesi için faydalıdır.

Artan nem ihtiyacı   

Deniz, havuz sonrası klor, tuzlu su ve UV ışınları cildi kurutur. Bol bol nemlendirici kullanmak, nem maskeleri yapmak cilde destek olur. Ancak cilde uygulanan maske ve kremler cildin bariyer fonksiyonundan dolayı tamamen emilemez ve yetersiz gelebilir bu nedenle gençlik aşısı (nem aşısı), gibi hem daha etkili hem de uzun süreli fayda sağlayabilecek yöntemler tercih edilebilir.

Bu tedavide minik iğnelerle hyalüronik asit uygulanır. Ciltte nemlenme, canlanma ve sıkılaşma sağlanır. 

Lekeler tedavi edilebilir.

Yaz sonrası çiller, lekeler ve düzensiz renk tonu az ya da çok hemen herkeste görülür.

Bunlar güneşin etkisi azaldıkça kendiliğinden azalabilir. Ancak bazı lekeler için tedavi gerekebilir. Cildimizin normal bir yenilenme süreci vardır eskiyen hücreler atılırken yerine sağlıklı ve genç hücreler gelir. Kese ve peeling gibi işlemler ciltteki eskiyen hücrelerin daha hızlı atılarak, genç hücrelerin gelmesini hızlandırır. Böylece cilt daha sağlıklı görünür.

Kimyasal peeling uygulaması cildin yenilenmesi, renk tonunun düzeltilmesi için çok faydalıdır. Güneşin yıprattığı cilt hücreleri atılarak, yerine sağlıklı hücrelerin gelmesi için gerekli etkiyi sağlar. Böylece yenilenen cilt ışıltısını tekrar kazanır. 

Yine bir başka faydalı yöntem mezoterapi uygulamasıdır. Cildi besleyen vitamin mineraller minik iğnelerle cilde uygulanarak cildin içerden beslenmesi sağlanır. Cilt daha taze ve sağlıklı görünür.

Güneş korumayla ilgili en yanlış bilgi güneş korumanın sadece yaz aylarında yapılması gerektiği bilgisidir. Bu tamamen yanlıştır. Cilt her mevsim güneş korumaya ihtiyaç duyar. Güneşin ciltteki olumsuz etkileri yıllar içinde aldığı toplam etkileridir. Bu nedenle sonbaharda da güneş korumayı ihmal edemeyiz.

yazın cilt bakımı

SAĞLIKLI CİLDİN YAZ BAKIMI

Yaz mevsimi pek çoğumuzun en sevdiği mevsim. Sizce de öyle değil mi?

Güzel havaların tadını çıkarırken cilde özen göstermezsek, yaz ayları cildin en çok yıprandığı mevsim olabilir. Cildin ihtiyaçları çevresel faktörlerden etkilenerek yaz ve kış aylarında değişim gösterir.

Yazın güneş ışınları ve deniz cildi kurutarak, lekelere neden olabilir.

Güneş koruma her zamanki gibi vazgeçilmez.

Cildimize uygun güneş koruyucumuz, her mevsim en yakın dostumuz. Doğru seçilmiş, yumuşak yapıda bir güneş koruyucuyu 2 saat aralıklara yenileyerek kullanmak, güneşin zararlı etkilerini azaltır.

Su bazlı, yumuşak yapıda bir nemlendirici yeterli nem desteği sağlar, gözenekleri tıkamaz. Ayrıca kullandığınız ürünlerin antioksidan içermesi yine güneşin cilde verdiği hasarı azaltma anlamında faydalıdır.

Yaz aylarında yoğun kapatıcılar, fondötenler ve makyaj uygulamaları yerine, doğal ve ince yapıda ürünler, renkli nemlendiriciler kullanmak, daha uygundur.

Sıcağın etkisiyle sıvı kaybı yaşarken bol su tüketmek, karpuz, kavun gibi su içeriği yüksek gıdaları tercih etmek bize destek olur. Ayrıca beslenmemize bol sebze ve meyveyi dahil etmek, artan antioksidan ihtiyacı karşılamak açısından faydalıdır.

Deniz tatillerinde cilt daha fazla özen ister. Denizden sonra mutlaka ılık duş alarak deniz suyunun ve güneş koruyucuların ciltten uzaklaştırılması gerekir. Uzun ve sıcak duşlar, sert temizleyiciler cildi daha çok kurutur. Bu nedenle tercih edilmemelidir.

Duş sonrası cildi yatıştıran nemlendiriciler kullanılabilir. Özellikle Aloe Vera içeren ürünler güneş sonrası cildi yatıştırma konusunda faydalıdır.

Cildimizi yoran güneş, saçlarımızı da olumsuz etkiler.  Denize ve havuza giderken saçı koruyan maskeler çantaya eklenmelidir.

Açık ayakkabı giyerken ayaklarımız daha çok kurur ve nem ihtiyacı artar. Her akşam ayaklar için hazırlanmış yoğun nemlendirici ürünleri kullanabilirsiniz. 

Ayrıca yaz ayları ne kadar korunursak korunalım bazı ciltteler için lekenin arttığı dönemlerdir. Bu dönemde yapılacak en güzel şey, hiç pes etmeden güneş korumadır. Kimyasal peeling ve lazer gibi leke açıcı tedaviler için sonbaharı beklemek daha doğrudur. Güneş ışınları azaldıktan sonra leke tedavileri çok daha başarıyla uygulanır.

YAĞLI CİLT BAKIMI

Yağlı cilt yağ bezlerinin aşırı yağ üretmesiyle ilgili bir durumdur. Aslında belli düzeyde yağ cildi korur ve nemini sağlar ayrıca saçların sağlıklı ve parlak olması için de gereklidir. 

cildinizde, 

açık ve kapalı komedonlar, ara ara sivilce sorunları,

parlak yağlı cilt yapısı ve ciltte belirgin gözenekler,

kalın ve pürüzlü bir görünüm varsa

muhtemelen cildiniz yağlı cilt tipidir. 

Cildinizdeki fazla yağlanma, ciltte parlamaya, gözeneklerde tıkanmaya, hatta akne oluşumlarına neden olabilir. Ancak bu sorunları doğru cilt bakımıyla çözebilirsiniz. Ayrıca yağlı cilt yapısı, ince çizgi ve kırışıklık oluşumuna karşı kuru ciltlerden daha avantajlıdır, buda sizin için güzel haber.

Beslenme, stres, hormonlardaki dalgalanmalar ciltteki yağlanmayı da arttırabilir bilir, bu nedenle  bu faktörler göz önüne alınmalıdır.

Yağlı cilt bakım ürünleri nasıl seçilir?

Yağlı ciltlerde, temizliğinin uygun yapıda bir ürünle ve doğru yapılması en önemli noktadır. Sabah ve akşam cilt temizliği ihmal edilmeden yapılmalıdır. Köpük veya jel yapıda yağlı ciltler için hazırlanmış özel ürünleri tercih edebilirsiniz.

Spor yaptıktan sonra yine cilt temizlenmeli ve nemlendirici sürülmelidir. 

Tonik kullanımı cildin daha derinden temizlenmesi ve yağlanmanın dengelenmesi için faydalıdır. Salisilik asit, glikolik asit veya laktik asit içerenler ürünler tercih edilebilir. Bu tarz ürünler yağlanmayı dengeler, gözenekleri daha derinden temizleyerek akne ve komedon oluşumunu azaltır.

Nemlendirici seçimi çok önemlidir. Yağsız ve su bazlı, hafif bir nemlendirici kullanmak yeterlidir. Bazı yağ bazlı ürünlerden uzak durun. Kakao yağı, shea yağı veya vazelin içeren ürünler yağlı cilde uygun değildir. Bu tarz yağlı ve yoğun ürünler cildinizdeki sorunları attırır.

Güneş koruyucu seçerken yağsız ve komedon oluşturmayan yağlı cilt ürünleri tercih edilebilir.

Gece kullanılan ürünlerde retinollü içerikler tercih etmek, gözeneklerin daraltılması açısından faydalıdır. Haftada bir kez yapılacak kil maskeleri, cildin daha derinden temizlenmesi ve yağlanmayı dengelemek için etkilidir. Ayrıca haftalık scrub uygulamaları ölü hücrelerin atılmasını böylece komedon ve akne oluşumlarını azaltır.

Ayrıca makyaj ürünü seçerken doğal yapıda, gözenek tıkamayan ürünlerden seçilmesi yine akne oluşumu açısından daha güvenlidir.

Cildimiz en değerli giysimiz. Bu nedenle cildimizdeki minik değişimler bile bizim için önemli. Pek çok kişinin ortak şikayeti olan cilt gözeneklerinin geniş olması, neden kaynaklanmaktadır ve çözümleri nelerdir?

Özellikle yağlı ve karma ciltlerin yaşadığı gözenek genişliği, yapısal bir sorundur. Bu nedenle kaybolmaz ama bazı noktalara dikkat edilerek azaltılabilir. 

Cildin aşırı yağ salgısı gözeneklerde genişlemeye neden olur. Ayrıca yağ, kir ve makyaj malzemesinin de birikmesiyle gözenekler daha çok tıkanarak, olduğundan daha büyük görünür. Ayrıca yaş alma sürecinde, cildin esnekliği azaldıkça gözenek genişliği daha da artacaktır.

Bunlar için alınacak önlemler neler olmalı?

Seçeceğiniz cilt bakımı ve makyaj ürünleriniz, mutlaka non komedojenik , oil-free veya  gözenek tıkamayan gibi özel tanımlar içermelidir. Çünkü gözenekler bazı uygun olmayan ürünler kullanıldığında daha çok tıkanır ve daha geniş görünür.

Yine günlük cilt temizliği yeterli yapılamazsa gözenekler iyi temizlenemediğinden bir takım maddeler gözeneklerde birikecek ve daha belirgin bir gözenek görünümü oluşturacaktır. Özellikle jel formunda ki temizleyiciler daha iyi bir temizlik yapacaktır. Cilt sabah ve akşam uygun bir temizleyiciyle temizlenmeli yağlanması kontrol altına alınmalıdır. Sonrasında ılık suyla durulamak cildi rahatlatır ve dengeler.

Tonik kullanımı cildin daha iyi temizlenmesi ve gözeneklerin küçülmesi konusunda fayda sağlar.

Gece ürünlerinizde retinol veya AHA kullanılması, gözeneklerin görünümünde azalma sağlar.

Nemlendirici ürünler su bazlı ürünlerden tercih edilmelidir. .

Zaman içinde yaş alma sürecinin etkisiyle ciltte elastikiyet azalınca, gözeneklerde belirginleşme oluşur.  İyi bir güneş koruma cildin yaşlanma sürecini yavaşlatarak sarkmaları, elastikiyet kaybını azaltır. Böylece gözeneklerdeki görünümüde daha az olur.

Cildi sıkmak, ovuşturmak ve tahriş etmek ciltteki iltihaplanma süreçlerini arttırarak gözenek görünümlerini daha çok belirginleştirir.

Eksfoliasyon işlemleri ciltteki ölü hücrelerin atılmasını, cilt gözeneklerinin daha iyi temizlenmesini ve buna bağlı gözeneklerinde daha iyi görünmesini sağlar. Bu işlemleri haftada 1-2 kez yapmak yeterlidir. Daha sık yapılan işlemler ciltte tahrişe ve kuruluğa neden olur.

Haftada bir kez kil maskesi uygulamaları cildi daha derinden temizleyerek, toksinlerin atılmasını sağlayacaktır.

Bol su içme, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz cildin beslenmesini ve nemini arttırır, gözenek görünümünü azaltır. 

Bu önlemlerin yeterli olmadığı durumlarda, doktorunuzun önereceği kimyasal peeling, mikroiğneleme (dermapen, dermaroller)  veya lazer uygulamalarının faydalanabilirsiniz. Bu yöntemler gözenekleri daraltarak ve cilt kalitesini arttıracaktır. 

.

CİLT BAKIMI

YAŞLARA GÖRE CİLT BAKIMI

Her yaş döneminde cilt özelliklerinde ve ihtiyaçlarında değişim yaşanır. Cilt bakımı bunlar göz önüne alınarak, yeniden planlanır.  Ancak cildin temel, ihtiyaçları her yaş döneminde aynıdır. Temizle, nemlendir, güneşten koru. Bu şekilde her dönemde sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olabiliriz.

Cilt bakımında her adım önemlidir. Örneğin güneşten korunmayan bir cilt hızlı yaşlanır ya da doğru temizlenmeyen ciltte kullanılan nemlendirici ürünler etkili olamaz. 

Erken yaşlarda cilt yenilenmesi hızlıdır. Eskiyen hücreler atılır yerine sağlıklı yeni hücreler gelir, yaş aldıkça bu döngü yavaşlar. Ciltte ölü hücreler birikir, daha soluk ve mat bir görünüm olur.  Zamanla renk hücrelerinde değişim olur. Koruyuculukları azalır ve lekeler artar. Ciltteki kan dolaşımı yavaşlar. Elastin ve kollajen liflerde ve hyalüronik asit seviyesinde azalma olur. Çizgi, kırışıklıklar ve sarkmalar oluşur. Cilt kurur ve cilt altı yağ dokusu azalır. Zamanla kemik ve kas yapıda da değişimler olur. 

Cilt yaşlanmasında genetik özellikler önemlidir. Bazı ciltler  genetik olarak daha avantajlıdır ve geç yaşlanır. Ayrıca iyi beslenme, bol su içme, güneşten korunma, düzenli egzersiz, doğru cilt bakımı, stres kontrolü cilt yaşlanmasına karşı koruyucudur.

Yaşa göre cilt bakımı nasıl yapılır?

20’li yaşlar 

Cilt, dolgun, pürüzsüz ve sıkıdır. Yağ ve nem oranı iyidir. Hatta bazı ciltlerde yağlanma fazlalığına bağlı sivilce ve komedon oluşumu görülebilir.

25’li  yaşlardan sonra başta göz çevresi olmak üzere bazı değişiklikler başlar. Göz çevresi cildi ince ve hassastır, yaşlanmaya bağlı en erken değişimler burada görülür. 

Bu dönemde cilt tipine uygun temizleyici, tonik, su bazlı nemlendirici ve güneş koruyucu kullanılmalıdır. Göz çevresi kremleri 25 yaşında sonra başlanmalıdır. Kullanılan ürünlerin içeriği yoğun olmamalıdır. Haftada 1-2  kez yapılacak arındırıcı peeling ve sonrasında nem maskesi kullanılabilir. Arındırıcı peeling ile ciltteki ölü hücreler uzaklaştırılır, gözenekler temizlenir, dolaşım hızlanarak sonrasında kullanılacak ürünlerin emilimi artar.

30’lu yaşlar

Bu dönemde ciltte değişimler daha çok görülmeye başlar, uygun ürün kullanımına ek olarak bazı tedbirler alınmalıdır. 

Gündüz kremleri antioksidan, vitamin içeren ürünlerden seçilmeli gece ürünlerinde antiaging özellikli içerikler tercih edilmelidir.

Cildi canlandırmak, çizgileri azaltmak için gençlik aşısı, dolgu, somon DNA’sı, mezoterapi uygulamaları ihtiyaca göre planlanabilir.

Cildi canlandırmak için lazer ve kimyasal peeling tedavileri önerilebilir.

40’lı yaşlar

Ciltte yağ ve nem oranı azalmaya başlar. Kuruluk, matlık hassasiyet görülebilir. Kollajen, elastin ve hyalüronik asit miktarındaki azalmalar sonucu elastikiyet kaybı ve kırışıklık  görünümünde artış olabilir. 

Cilt bakım ürünleri daha yoğun, antiaging içeriklerden seçilmelidir.(peptid, retinol, AHA ) Kollajen ve hyalüronik asit içeren ürünler daha yoğun nem desteği ve kuruluk şikayetinde azalma sağlar.  Ciltteki çizgileri azaltmak için dolgu uygulamaları yapılabilir. Radyofreakans, fokuslu ultrason  gibi elastikiyeti arttırıcı yöntemler fayda sağlar, dermapen-dermaroller cilt kalitesini arttıracak yöntemlerdir.

Göz kapağında elastikiyet kaybı ve göz çevresindeki kırışıklıklar için plexr- plazma enerjisi yöntemi uygulanabilir.

50’li yaşlar ve üzeri

40’lı yaşlardaki sorunlara ek olarak kas ve kemik yapıda değişimler başlar.

 Ameliyatsız estetik uygulamalar da bu dönemde de başarılı sonuçlar verir. Ancak beklentisi daha yüksek hastalarda cerrahi tedaviler de düşünülebilir. Yapılacak uygulamalar, sonuçlar ve riskler konusunda doktorunuzdan bilgi alarak karar verin.

Tedavi seçiminde kişinin beklentileri, cildin durumu göz önüne alınır. Cilt yapısı ve sorunları farklı olduğu için, uygulamaların sonuçları da kişiye özel olacaktır. 

cilt bakımı

Işıltılı ve sağlıklı bir cilt için günlük bakımlar kadar, haftalık uygulamalara da özen göstermek gerekir.  

Peki haftalık cilt bakımı nasıl olmalı?

Cilt hücreleri, belli aralıklarla yenilenir. Bu yenilenme sonucunda üstte ölü hücreler birikir cilt kuru, mat, cansız görünür. Yenilenme ve hücrelerin atılma süreci yaşla beraber daha da yavaşlar, ciltteki sorunlar daha belirgin hale gelir.

Cildin ihtiyacına göre haftada 1-3 kez  yapılan eksfoliasyon ile ciltteki ölü hücreler atılır, gözenekler derinden temizlenir, kan dolaşımı hızlanır. Sonrasında uygulanan maske ve kremlerin emilimi artar ve cilt canlanır. Bu amaçla kullanılan ürünler bazı partiküllü peelingler veya yumuşak özel geliştirilmiş fırçalar olabilir. 

 Bu işlemi gereğinden fazla yapmak ciltte hassasiyet ve tahrişe sebep olur, aşırı kuruluk yapar. Bu nedenle kullanılacak yöntem ve uygulama sıklığı cilde göre ayarlanmalıdır.

Bir başka yöntem ise kimyasal eksfoliatörlerdir. Bunlar asitler veya enzimler olabilir. Amaç ölü hücrelerin atılımını ve hücrelerin yenilenmesini sağlamaktır. Glikolik asit, laktik asit veya salisilik asit gibi asitler kullanılabilir. Bu ürünler güneşe hassasiyet yaratırlar, iyi bir güneş koruma ile beraber kullanılmalıdır. 

Maske türleri

Maskelere baktığımız zaman cilt için pek çok soruna özel geliştirilmiş ürünler olduğunu görüyoruz. Seçilecek maskeler cilt için özel olmalı ve cilde ihtiyacı olan desteği sağlamalıdır.

Kağıt maskeler farklı içeriklere sahiptir, her cilt tipi için kullanılabilir. Cildin havayla temasını keserek kullanıldığından içeriği daha iyi emilir, çok yoğun nem veren maskelerdir. 

Jel maskeler özellikle kuru ve hassas ciltler için tercih edilebilir. Yatıştırıcı, nem verici ve sakinleştiricidir.

Kil ve çamur maskeleri ciltteki fazla yağı ve gözenekleri temizler. Toksinlerin atılmasını sağlar ve cildi nemlendirir. Özellikle normalden yağlıya dönük ciltler için tercih edilir.

Krem maskeler normalden kuruya dönük ciltlerde tercih edilir. Yağ ve nem içeriği yoğun ürünlerdir. Derin nemlendirme yaparlar.

Gece maskeleri gece boyunca ciltte kalıp yoğun etki oluşturan ürünlerdir. Özellikle kuru ve olgun ciltler için tercih edilirler.

.Bakımlarınızda boyun ve ellerinizi de ihmal etmeyin. Bu bölgeler, tıpkı yüzde olduğu gibi dış faktörlerden daha çok etkilenerek yıpranan bölgelerdir. İyi bir desteği hak eder.

.Cilt bakım ürünlerinizde değişiklik yaparken tek tek değişiklik yapın. Sorun yaşarsanız hangisine bağlı olduğunu tespit edebilirsiniz.

.Cilde temas eden havlu, yastık kılıfı, cep telefonu ve makyaj fırçalarının temizliğine dikkat edin.

Bunlara ek olarak cilt bakımında 1-2 günde mucize sonuçlar beklemeyin. Sabırlı ve istikrarlı davranırsanız cildinizde güzel değişimler olacaktır.

gebelikte cilt bakımı

Hamilelik dönemi bir kadının hayatının en heyecanlı, en güzel dönemlerindendir. Ancak yaşadığı fiziksel ve duygusal değişimler nedeniyle tedirginlik hissedebilir. Değişimlerin ne olduğunu ve bunlarla ilgili neler yapması gerektiğini bilirse bu tedirginlik de  azalacaktır.

Öncelikle bilmemiz gerekir ki gebelik döneminde cilt, saç, tırnak ve damarlarda bazı değişimler olması doğaldır. Gebelik öncesi olan bazı sorunlar artabilir, azalabilir. Yeni cilt sorunları oluşabilir. Bu sorunlar büyük oranda geçicidir. Bazıları için  ufak destek tedavileri gerekebilir.

Her gebede bu süreçler farklı yaşanır. Peki gebelik döneminde ne gibi değişimler olur? 

Gebelikte cilt değişimleri nelerdir?

Saçlar: Gebelik döneminde hormonlara bağlı saçlar hızlı uzar, gürleşir, canlı ve parlak bir görünüme kavuşur. Ancak,  bu dönemde sık görülen demir eksikliği anemisi gelişmişse, saç dökülmesi, soluk cilt görünümü ve tırnaklarda kırılma oluşabilir. 

Sivilce: Gebelikte sivilce sorununu önceden tahmin etmek mümkün değildir. Var olan sivilceler düzelebileceği gibi yeni sivilce oluşumları görülebilir.

Benler: Gebelik döneminde ciltteki benler ve çiller koyulaşır. Doğumdan bir süre sonra eski haline dönebilir. 

Melasma, diğer adıyla gebelik maskesi denilen problem gebelikte ki hormon değişimlerine bağlı oluşur. Genellikle yanaklar, alın ve üst dudakta görülür. Gebelik döneminde güneşten korunmaya dikkat ederek bu sorun büyük oranda engellenir. Kullanacağınız güneş koruyucular gebeler için uygun üretilmiş olmalıdır. 

Et benleri: İyi huylu deri oluşumlarıdır. Kol altı, boyun ve göğüs bölgesinde görülür, tehlikeli değildir. Doğumdan sonra gerileyebilir, gerilemeyenler ise kolayca tedavi edilir.

Cilt çatlakları: Gebeliğin ilerlemesiyle karın gerilir, kuruluk ve kaşıntı hissedilebilir. Kilo alımı fazla ise bu sorun daha yoğundur. Bol nemlendirici kullanılmalı, kaşımamaya özen gösterilmelidir. 

Ciltte yoğun gerilme sonucu cilt çatlakları da oluşabilir. Bu sorunun genellikle genetik zemini de vardır. Pembe-kırmızı renkte başlar daha sonra beyazlar. Ne yazık ki kesin önleyici bir tedavi yoktur. Nemlendirmek ve kilo alımına dikkat etmek önemlidir.

Kılcal damar genişlemesi ve varisler: Hormonlardaki ve dolaşımdaki değişim kılcal damar ve varis oluşumlarına neden olabilir. Doğumdan sonra bir kısmı düzelir.

Bunların dışında gebeliğe özgü cilt döküntüleri yaşanabilir. Bu durumda doktorunuza danışmanız gerekir.

Cildimize sürdüğümüz bazı ürünler, ciltten emilir.  Kan dolaşımına katılarak, ağızdan aldığımız ilaçlar kadar etkili olabilir. Gelişme dönemindeki bebeğimiz, pek çok etkene karşı duyarlıdır. Bu nedenle kullanılan ürünler konusunda dikkat etmek gerekir. 

Saç boyatırken, kozmetik alırken, makyaj ürünlerinizi seçerken içeriklerine bakın, doğal ve organik içerikli ürünleri tercih edin. Ancak bir ürün doğal ise, yine de güvenle kullanılabilir anlamı taşımaz doktorunuza  danışın

Kozmetik kullanımınızı mümkün olduğunca sınırlayın, daha az makyaj yapın.

Tags

error: Content is protected !!