CİLT ÇATLAKLARI

Sadece kozmetik bir sorun olsa da, ciltteki çatlamalar pek çok kişinin karşılaşıp kendine sorun ettiği bir durum.

Aslında mekanizma olarak son derece basit gebelik, ergenlik, hızlı kilo alma gibi ciltte gerginlik oluşturan bazı durumlar, bir süre sonra ciltte tolere edilemeyerek, çatlamalara neden oluyor. 

Başlangıçta bu çatlaklar pembe, mor renkte ve belirginken bir süre sonra beyazlıyor ve daha az belirgin hale geliyor. Sorun gerginliğin en fazla olduğu cilt bölgesinde oluyor. Bunlar genellikle karın, kalça, bacaklar, göğüs hatta kollar.

Oluşumunda kişinin genetik olarak cildinin buna yatkın olması da önemli bir faktör.

Ayrıca kortikostreoid kullanımı da deride çatlak oluşturabilen diğer sebeplerden.

Aslında bu sorunu tedavi etmekten çok, önlemeye çalışmak daha doğru, çünkü tedavide azaltıcı yöntemler olsa da, tamamen kaybedecek bir yöntem yok ne yazık ki.

Sağlıklı beslenme, bol su içme cildin nem dengesine katkı sağlayıp daha dirençli olmasını sağlar.

Gebelikte kademeli olarak, basamak, basamak kilo almak cilde uyum sağlama fırsatı yaratır ve böylece cilt çatlamaları da gelişmez.

Genellikle çatlama olmadan önce bölgede gerginlik, kaşıntı olur. Bu dönemde bol, bol nemlendirmek cildi rahatlatıp daha az çatlamasını sağlar. Bu amaçla badem yağı, zeytinyağı, hindistancevizi yağı kullanılabilir.

Çatladıktan sonra kullanılabilecek bazı krem, losyon formda ürünlerde satılmaktadır ancak bu ürünlerde cilt görünümünü iyileştirirler kalıcı bir fayda sağlayamazlar

Bu konuda yapılacak bir takım tedavi alternatiflerine bakarsak lazer, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling, dermaroller gibi yöntemler kullanılabilir. Yöntemlerin hepsinin ortak yönü deride kontrollü bir hasar oluşturmak ve kendini onarma sürecini harekete geçirmektir.

Hiçbir yöntem mucize değildir, ancak belli oranda fayda sağlayacaktır. Bu nedenle tedavi konusunda gerçekçi beklentiler içinde olunmalıdır.

Leave a Comment