Sağlıklı cildin 7 sırrı

IŞILTILI CİLT İÇİN 7 SIR

En güzel kıyafet sağlıklı bir cilttir.Bütün hayatımız boyunca sahip olduğumuz yüzlerce kıyafetimiz, ama sadece tek bir cildimiz var.

İyi bir cilt özen ve istikrar gerektirir.

Aslında cilt için yapacağınız hemen her şey genel sağlığımıza da iyi gelir. Çünkü cilt, vücut sağlığının aynasıdır.

Ancak sağlıklı bir vücutta, ışıldayan cilt bekleyebiliriz.

GÜNEŞ KORUMA

Cilt yaşlanmasının en büyük sebeplerinden biri UV ışınlarına maruz kalmaktır. Bunu daha net görebilmek için cildin kapalı alanları ile sürekli güneşe maruz kalan alanları arasındaki farkı inceleyebilirsiniz, kapalı bölgelerde cilt kalitesinin daha iyi olduğunu göreceksiniz. 

Yaz, kış güneş koruma alışkanlığı çocuk yaşlardan başlamalı ve hayat boyu devam etmelidir.


 Güneş ışınları etkisiyle
.Ciltte ince çizgi ve kırışıklılar
.Lekeler
.İyi ve kötü huylu deri oluşumları
.Cilt sarkmaları ve elastikiyet kaybı görülür.

SAĞLIKLI BESLENME 

Beslenmenin önemi hepimiz için bilinen bir gerçek. Taze meyve, sebzeden zengin ve yeterli protein alarak beslenmek. Un ve seker gibi yüksek glisemik indeksli gıdalardan uzak durmak.  A vitamininden zengin, antioksidan içeren gıdalar, yeterli düzeyde C ve E vitamini tüketmek çok faydalıdır.

İdeal kiloyu korumak, çok hızlı kilo alıp vermemek.  
Fazla alkol tüketmemek ve bol su içmek herkes için faydalı alışkanlıklar olacaktır.

DÜZENLİ UYKUNUN FAYDALARI


Günlük 8 saatlik uyku süresi hem hormonlar, hem de cilt hücrelerinin kendini onarması için faydalıdır. Bu sürede kullanacağımız iyi bir gece kremi bu konuda cilde destek sağlar. Uyku süresi kadar, uyku saatlerinin de düzenli olması aynı saatlerde uyuyup, uyanmak önemlidir.

 Ayrıca sürekli aynı yana veya yüz üstü yatarak uyumak deride kırışıklıklara neden olur.  Sırt üstü yatarak uyumak, ipek yastık kılıfı kullanmak cilt için daha faydalı olacaktır.

İyi bir uyku kalitesi için 

Uyku saatleri düzenli olmalı

Uyumadan 6 saat önce kafein tüketimi bırakılmalı

Uyumadan önce alkol alınmamalı.

Uykuya yakın zamanda egzersiz yapılmamalı 

1-2 saat önce bilgisayar ve cep telefonu kapatılmalı

Uyumaya 3 saat kala yemek yenmemeli.

STRES KONTROLÜ

Stres durumunda kortizol hormonu başta olmak üzere pek çok hormon düzeyinde değişim olur. Buna bağlı olarak ciltte beslenme bozulur, yaşlanma süreci hızlanır. Ayrıca cilt daha hassas hale gelir veya akne sorunu yaşanabilir.

Stresli bir yaşam şekli varsa, stresi yönetebilecek yöntemler geliştirilmelidir. Yaşam şekli ne olursa olsun, kendine zaman ayırmak. Nefes egzersizi, yoga, meditasyon, doğa yürüyüşleri, hobi edinme… gibi iyi gelen, sevdiğimiz şeylerle zaman ayırarak stres azaltılabilir. 

Bol, bol gülümsemek de mutluluk hormonlarımızı arttırır.

DÜZENLİ EGZERSİZİN FAYDALARI

Egzersizin cilt ve vücut sağlığı için faydaları tartışılmaz.

Düzenli egzersiz kan dolaşımını düzenleyerek cildin oksijenlenmesini ve beslenmesini arttırır. Ayrıca toksinlerin atılmasını da hızlandırır.

Stres hormonları üzerinde de olumlu etkileri vardır. Bu nedenle stresle tetiklenen cilt sorunlarında da faydalıdır.

Yapılan egzersizin türü önemlidir.

Örneğin dış ortamda yapılan egzersizlerde güneş korumaya çok önem verilmelidir. Güneşin yoğun olduğu saatlerden kaçınılmalı, açık havada mutlaka suya dayanıklı güneş koruyucu kullanılmalıdır.

A.Rozasea (Gül hastalığı) olan hastaların yoğun egzersizlerden ve sıcak ortamlardan sonra sorunları artış gösterebilir bu nedenle, daha serin ortamlarda, düşük tempolu sporları tercih etmeleri cilt sorunları için daha uygundur.

Ayrıca herkes için, spordan önce makyaj varsa, temizlenmiş olmalıdır. Egzersiz yaparken çok sıkı sentetik kıyafetlerden ziyade pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, egzersiz sonrası duş alınarak, nemlendirici kullanılmalıdır.


Haftada 3-4 gün 60 dakikalık düzenli egzersiz programı, ışıltılı ve genç bir cilt için çok faydalıdır.

DOĞRU CİLT BAKIMI

Cilt bakımı cildi tanımakla başlar. Cildin özellikleri, ihtiyaçlarını belirler.

Yanlış ürün kullanımı ve yanlış bakım uygulamaları ciltte sorunlara yol açar. Yağlı ciltle, hassas cildin bakımı tamamen farklıdır. Ayrıca yaş, mevsimsel değişimler, çevresel faktörler, hormonlar, stres cildin özelliklerini ve ihtiyaçlarını değiştirebilir. Bu nedenle 18 yaşında yağlı bir cildinizin olması, hayat boyu yağlı bir cilde sahip olacağınız anlamı taşımaz. Bu nedenle bu değişimler konusunda dikkatli olmak ve bunlara ayak uydurmak gerekir.

SİGARANIN ZARARLARI

Sigara çok sayıda toksin içerir, bunlar kan dolaşımı yoluyla cilde ulaşarak zarar verir, ayrıca damarlarda kasılmaya neden olarak beslenmeyi bozar. Ciltte sarkma, kuruluk ve çizgi oluşumlarına neden olur. Böylece cilt zamanından erken yaşlanır.

Sigaranın etkisiyle,

Cilde gelen kan akımı azalır. deri besinleri ve oksijeni yeterince alamaz.

Cildin doğal yenilenme süreci yavaşlar.

Ciltte mat görünüm ve renk değişimlerine neden olur.

Kollajen ve elastine zarar vererek erken çizgi oluşumu ve sarkmalara neden olur.

Sigara içerken ağız ve göz çevresi kaslarının fazla kullanılması bu bölgede kırışıklıklara neden olur.

Tırnaklarda sarı-kahverengi renk değişimi olur.

Yara iyileşmesinde gecikme olur. (Bu nedenle bir deri operasyonu yapılacaksa sigaraya bir süre ara verilmelidir.)

Bazı cilt kanseri türlerinde artış meydana gelir.

Saç dökülmesine neden olur.

Akne de artışa neden olur.

Psöriasis (sedef) hastalığında artışa neden olur.

Diş etlerinde değişim oluşur.


 
 



göz altı torbaları

GÖZ ALTI TORBALARI

Göz çevresi cildi ince ve hassas yapısı nedeniyle pek çok şeyden kolayca etkilenir. Göz altı torbaları aslında çoğu zaman kozmetik bir sorundur, nadiren bazı sağlık problemlerinin yansımasına bağlı olabilir.  

Göz çevresinde şişlik, çevredeki cilt dokusunda aşırı sıvı birikmesinden (ödem) kaynaklanır. Bu bölgede cilt çok ince olduğu için şişlik oldukça belirgin olabilir.

Sabah uyandığınızda bu sorun daha yoğundur, günün saatleri ilerledikçe azalır, çünkü gece hareketsiz kalan gözler sıvı birikimini kolaylaştırır. 

Bazen bu sorunlar aileseldir. Yaş alma sürecinde cilt, cilt altı dokuların zayıflamasıyla sorunlar daha belirginleşir.

Göz altı torbaları neden olur?

Fazla tuz tüketimi hem vücutta hem de göz altında şişmeye neden olur. 

Yorgunluk, uykusuzluk, stres

Alerjiler, gözlerin kızarmasına, şişmesine, kaşınmasına neden olur ve göz çevresinin torbalanmasını arttırır.

Az su içme

Ağlama 

Yaş alma, sürecinde cildin elastikiyetinin azalması ve cilt altı dokuların zayıflamasıyla torba görünümleri daha belirgin hale gelebilir.

Böbrek ve troid sorunları,

Göz problemleri, enfeksiyonlar ve göz alerjileri

Sigara alkol

Güneş hasarı

Göz altı torbaları nasıl yok olur?

Göz altı torbalarını azaltmak için evde yapacağınız basit formüller vardır.

Günde 7-9 saatlik düzenli gece uykusu.

Uyurken yüksek yastıkta uyumak, ertesi sabah daha az şişlikte uyanmanıza neden olabilir.

Günlük su alımı yeterli olmalı. Yetersiz su alımı göz altı torbalarını arttırır.

Günlük tuz tüketimini azaltmak, sebze ve meyveden zengin sağlıklı beslenmek faydalıdır. Ayrıca potasyum vücuttaki fazla sıvıyı artarak göz altı torbalarını azaltır bunun için muz ve yoğurt gibi potasyumdan zengin gıdalar tüketmek iyi bir tercihtir.

Alkol tüketimini azaltmak faydalı olacaktır. 

Yeşil veya siyah çay poşetlerini buzdolabında bekletip ve göz altına kompres yapmak. Çayın içeriğindeki antioksidanlar ve kafein hem iltihabı, hem de kan akışını düzenleyerek göz altı torbalarını azaltır. 

Kafein, arnika ve papatya gibi içerikleri olan göz kremleri göz çevresindeki iltihabı yatıştırır ve cildi sıkılaştırır. 

Göz altı torbalarının tedavisi nasıl yapılır?

Eğer gözlerinizde ani başlayan şişlik, kızarıklık, ağrı, tahriş, ya da vücudunuzda başka şikayetler varsa sorununuz başka bir sebebe bağlı olabilir en kısa sürede doktorunuza başvurun. 

Öncelikle göz altı torbalarının nedenleri tespit edilmelidir. Problemi oluşturan bir sağlık sorunu varsa bunun çözümü göz altındaki şişlik görünümünü azaltır. 

Örneğin alerjiye bağlı bir sorun yaşıyorsanız alerji tedavisi sonrası sorunlar azalacaktır.

Bunun dışındaki durumlarda uygulanabilecek yöntemler,

kimyasal peeling, plexr veya lazer tedavileridir. Bu yöntemler cildi güçlendirir, elastikiyeti arttırır ve torbalanmayı azaltır.

Bu yöntemlerin yeterli olamadığı, sorunu daha yoğun olan hastalar için cerrahi tedaviler planlanabilir.

.

kilo kontrolü

KİLO KONTROLÜ

Her yıl yaza doğru başlayan yoğun diyet ve spor programları ve kışın yeniden alınan kilolar. Evet bu değişimler birkaç kilo içinde oluyorsa sorun değil ama büyük rakamlardaki kilo değişimleri hem cildimiz hem de genel sağlığımız için yorucu. 

İdeal kiloyu korumak, cilt sağlığı ve beden sağlığı için çok önemlidir. Kısa süreli diyetler hızlı sonuç verse bile, uzun dönem gelinen noktayı koruyamayıp, tekrar kilo almaya neden olur. Ayrıca yaş almayla beraber bazal metabolik hızımız da yavaşladığı için yıllar içinde diyet ve kilo kontrolü zorlaşacaktır.

Bu nedenle tüm bu sorunları yaşamamak için sağlıklı beslenme alışkanlığı ve düzenli spor bir yaşam tarzı olmalıdır.

Kilo kontrolünü nasıl sağlanır?

7-8 saatlik düzenli uyku

Düzenli egzersiz programı haftada 3-4 kez kardio, ağırlık, fitness, yüzme gibi planlı ve düzenli bir program

Bol su tüketmek

Alkolü ve şekerli gıdaları azaltmak 

Bol miktarda meyve, sebze, tam tahıl ve yağsız protein tüketmek. 

İşlenmiş, paketlenmiş, kızartma ve fast food gıdalardan uzak durmak. Bol lifli gıda tüketmek.

Gece geç saatlerde yemek yememek.

Bunlara ek olarak,

Yemeklerinizi planlayın. Kalori hesaplayın.  Bu şekilde yedikleriniz konusunda. Aldığınız ve harcadığınız kalorileri takip edin. Not edin.

Sağlıklı yemek tarifleri bulun yeni tarifler deneyin.

Yediklerinizi iyi çiğneyin. Ve yemekleri yavaş yiyin. TV seyrederken, iş yaparken yemek yemeyin. Yemek yediğiniz zamanı yemeğe ayırın. Başka şeye odaklanmayın.

Porsiyonlarınızı küçültün. Ara ara çok sevdiğiniz kalorili bir şey canınız çekerse az miktarda yiyin. Sorun etmeyin, moral bozmayın ertesi gün programınıza tekrar kaldığınız yerden devam edin. 

Kilo almanıza neden olan, alışkanlıklarınızı tespit edin ve azaltmaya çalışın. 

Haftada 2-3 kez tartılın, kilonuzdaki değişimleri takip edin. 

Bir arkadaşınızla kilo ve spor konusunda birbirinizi motive edin ve takip edin. Kilo aldığınızda veya spora ara verdiğinizde birbirinizi uyarın. Hatta birlikte spor yapın.

göz altı morlukları

Kadın, erkek her yaşta görülebilen kozmetik bir sorundur.  Özellikle koyu tenli kişilerde daha sıktır, göz altı cildinde mor, kahverengi görünüm olabilir.   

Genellikle problem buradaki cilt dokusunun ince, alttaki damar yapılarının belirgin olmasıdır. Bazı faktörler sorunu daha çok belirginleştirebilir. 

Sebeplerine göz atalım.

Genetik olarak yatkın olmak

Yorgunluk ve stres (uzun saatler TV izleme veya bilgisayar kullanma)

Uyku düzensizliği

Alerjiler

Güneş hasarı (hem ciltte lekelere neden olur, hem de bölgeyi erken yaşlandırır.) 

Bazı göz damlaları

Sigara ve alkol kullanımı

Kötü beslenme ve demir eksikliği

Troid sorunları

Göz çevresi cildinin alerjisi, kaşıma ve tahriş

Yaş alma sürecinde cildin incelemesi, cilt altı yağın ve kollajenin azalması

Az su içme ve cildin kuru olması 

Bu soruna yönelik evde alınacak basit önlemler vardır ve bir ölçüde faydalı olabilir.

Sağlıklı yaşam tarzı ve stres kontrolü

Sigara ve alkol tüketimini azaltma

Dengeli beslenme, bol su içme

7-8 saatlik düzenli gece uykusu (yüksek yastıkta sırt üstü uyuma)

Sabah akşam cilt temizliği ve antioksidan içeren göz çevresi kremleri ile düzenli nemlendirme (C ve E vitamini içeren kremler kullanmak, cilt kalitesini arttırmak açısından faydalıdır.)

Güneş koruma, göz çevresine uygun bir güneş koruyucu ve güneş gözlüğü kullanmak cildin yaşlanmasını azaltarak, sağlıklı görünümü korur.

Göz altı kapatıcıları, geçici olarak görünümü düzelten ürünlerdir. Bazı ürünleri çok yoğun kullanmanız sorunlarınızı arttırabilir.

Yeşil veya siyah çay poşetlerinin uygulanması,  antioksidan ve kafein içeriğinden dolayı dolaşımı düzenleyerek, bölgeyi rahatlatır.

Soğuk kompresler ara ara uygulanabilir. Salatalık dilimleri hem nem, hem C vitamini içeriğinden dolayı cildi besler ve nemlendirir. Morluk görünümünü azaltabilir.

Evde alacağınız bu önlemler yeterli gelmezse doktorunuza başvurabilirsiniz.

İçeriğinde renk açıcı ürünler olan bazı kremleri önerebilir. 

Hidrokinon, kojik asit, retinol ve azeleik asit gibi maddeler bu amaçla kullanılabilecek içeriklerdir. Ancak bunlar güneşe hassasiyet ve alerji yapabilecek ürünlerdir. Bu nedenle doktor takibinde kullanılırsa daha başarılı sonuçlar alınabilir.

Peeling ve lazer

Uygulamaları cildi yenileyerek, güçlendirir morluk görünümlerini azaltabilir.

PRP ve mezoterapi 

Kişinin kendi kanından ayrıştırılarak hazırlanan PRP veya bazı vitamin, mineral ve hyalüronik asit karışımları uygulanarak cilt kalitesi arttırılır ve rengi açılabilir  

Dolgu uygulamamaları 

cildin ince, cilt altı yağ miktarının az olduğu kişilerde kullanılabilir. 

Tedavi seçimleri kişinin problemi ve cilt yapısı göz önüne alınarak yapılmalıdır. Aksi halde sorunlar yaşanabilir.

Tags

error: Content is protected !!