kimyasal peeling

Kimyasal peeling, tüm dünyada kozmetik alanında çok yaygın bir uygulama. 

Cilt hücrelerinin bir yaşam döngüsü vardır. Üst derideki hücreler zamanla yaşlanarak atılır yerine genç sağlıklı hücreler gelir. Derinin yenilenmesi çocuklarda çok hızlıdır, yaşlandıkça gitgide yavaşlar. Hücreler yenilenemez üstteki yaşlanmış hücreler atılamaz böylece cilt incelir, cansız ve kaba görünür.

Zamanla ciltteki kollajen ve elastin lifleri azalır ve yapısı bozulur, cilt elastik yapısını ve gerginliğini kaybeder sarkık, kırışık bir görünüm oluşur. 

Kimyasal peeling cildin görünümünü düzeltmek amacıyla özel solüsyonlar kullanılmasıdır. Bu tedavide cildin hasarlı üst kısmı istenilen düzeye kadar etkilenir ve hedeflenen iyileşme sağlanır. Cilt parlak, genç, sağlıklı bir görünüm kazanır.

Kimyasal peeling amacıyla değişik solüsyonlar kullanılır. Bu tedavi başta yüz, eller ve dekolte olmak üzere cildin hemen her bölgesine uygulanabilir. 

Glikolik, laktik, mandelik asit “Alfa Hidroksi Asitler(AHA), olarak adlandırılır, meyvelerden ve diğer besinlerden elde edilir ve yüzeyel peeling tedavisinde kullanılır. 

TCA (trikloroasetik asit), ile yüzeyel veya orta derinlikte peeling tedavisi yapılır. Leke ve iz tedavisinde kullanılabilir.

Salisilik asit, özellikle sivilce ve sivilce izleri tedavisinde tercih edilir. Yüzeyel peeling yapar.

Pirüvik asit, leke, akne ve antiaging amaçlı kullanılabilir, soyulmaya neden olmadığı için konforlu bir uygulamadır. 

Kimyasal peelingin faydaları nelerdir?

Ciltte oluşan lekeler, izler, kırışıklık, matlık, sivilce gibi pek çok sorun bu uygulamalarla tedavi edilebilir. 

Kimyasal peeling tedavisi ile sağlıklı ve genç hücrelerin cildin yüzeyine gelmesi, canlılığını kaybeden problemli hücrelerin atılması sağlanır. Buna ek olarak kollajen ve elastin liflerde yapılanma sağlanarak elastikiyet ve gerginlik artışı olur.

Kimyasal peeling tedavisi hangi sorunlarda kullanılır?

Akne(sivilce) tedavisi

Cilt çatlakları

Sivilce izleri ve lekeleri

İnce çizgi ve kırışıklıkların azaltılması 

Kuru- cansız cilt tedavisi

Ciltteki açık gözeneklerin azaltılması

Gözaltı morluklarının azaltılması

İstenmeyen renk değişikliklerinin (yaşlılık, güneş, gebelik ve ilaç lekeleri) giderilmesi 

Ayrıca yaşlanma etkilerini geciktirmek ve cildi gençleştirmek için her sağlıklı cilde de uygulanabilir.

Kimyasal peeling nasıl yapılır?

Peeling tedavisi planlanırken hastanın problemi, ve sosyal şartları göz önüne alınır. Bu tedavi uzman kişiler tarafından uygulandığında çok etkili ve güvenlidir

Kullanılan solüsyonun türüne, konsantrasyonuna göre yüzeyel, orta ve derin peeling yapılabilir. Uygulanacak seans sayısı ve aralıkları seçilen ilaca ve tedavi edilecek soruna göre seçilir.

Yüzeyel peeling kızarıklık, pullanma ve kuruluk şeklinde cilt değişimlerine neden olur. Oldukça kontrollü ve yüzeyel bir işlemdir. Gözle görülen bir hasarlanma oluşturmadığı için günlük hayatı aksatan bir uygulama değildir.

Orta derinlikte peeling uygulamaları ortalama olarak 1 hafta süren kabuklara neden olabilir.  Tedavi etkinliği yüzeyel peelinglere göre daha fazladır.

Derin peeling çok yoğun ve iyileşme sürecinin uzun olduğu tedavilerdir, pratikte çok sık uygulanmayan yöntemlerdir.

Tedavi derinliği arttıkça iyileşme süreci  uzar. İz, leke ve enfeksiyon gibi sorunlarda görülebilir.  Peeling tedavisiden sonra cildin desteklenmesi ve güneşten korunması önemlidir. Ayrıca cildi tahriş edecek uygulamalardan ve kimyasal temasından kaçınmak gerekir. 

Geçen yazdan kalan güneş koruyucunuzu buldunuz.  Kullanalım mı?

Ekonomik davranmaya çalışırken cildimizin hassasiyetlerini unutmayalım.

Yaz mevsimini herkes sever. Deniz ve güneş hepimiz için mutluluk ve enerji kaynağı. 

Ama dikkat etmezsek bu güzel yaz ayları cildin daha çok kuruduğu ve yıprandığı aylar olabilir.

Yaz aylarında cildi korumada en yakın dostumuz güneş koruyucumuz. 

Güneş koruyucuları doğru kullanma ve saklama özen gerektirir. 

Pek çok ürün gibi güneş koruyucularda bozulur ve etkinliğini yitirir. 

Plajda, arabada, çantada, sıcak hava ve güneş altında beklemiş ürünlerin yapısı değişir. Etkinliği azalır. Bu durumda ürün cildinizde yeterli koruma sağlayamaz.

Etkinliğini yitirmiş ürünler yanık oluşumuna neden olabilir. Ayrıca içerisinde bakterilerin çoğalması bazı enfeksiyonlara ortam yaratabilir.

Ürünün kokusu, kıvamı ve rengi değişmiş ise kimyasal yapısı değişmiştir. Bu da doğal olarak ciltte tahriş ve alerjilere neden olabilir.

Sonuç olarak baktığımızda bayatlamış ürünler fayda yerine risk getiriyor.

O zaman nelere dikkat edelim?

Ürününüzün son kullanma tarihine dikkat edin. Genellikle ürünlerin son kullanma tarihleri üzerinde yazar. Eğer bu tarihler geçmişse kullanmayın.

Ürünleri güneş altında ve sıcak ortamda tutmayın. Mümkün olduğunca gölgede, serin ve kuru ortamda saklayın.

Renk, kıvam ve kokusunda değişiklik gördüğünüz ürünleri kullanmayın.

Açılmamış ve uygun şekilde saklanmış güneş koruyucuları son kullanma tarihine kadar kullanabilirsiniz.

Açtığınız ürünleri 1 yıl içinde kullanmaya özen gösterin.

hyalüronik asit

HYALÜRONİK ASİT

Hyalüronik asit, cilt bakım ürünlerinden besin desteklerine, kadar gençlik ve güzelliğin vazgeçilmezidir.

Genç cilt yapısında yoğun olan hyalüronik asit, yüksek oranda su tutabilen ve tüm cildi destekleyen doğal bir bileşendir.

Yaşlanma sürecinde kollajen ve elastinde olduğu gibi, ciltteki hyalüronik asit seviyeleri de azalır. Buna bağlı olarak kırışıklık, kuruluk oluşur. Cildin dolgun görünümü değişir.

Hyalüronik asit neden azalır ve nasıl arttırılır?

Hyalüronik asit, doğal yaşlanma sürecine ek olarak güneş ışınları, sigara, hava kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle daha erken kaybolur. Cildin sağlığını korumak, yıpranan cildi onarmaktan çok daha kolaydır. Bu nedenle bol, bol güneş koruyucu kullanmak, antioksidan içeren meyve ve sebze tüketmek, kimyasallardan kaçınmak gibi faydalı alışkanlıklar daha güçlü bir cilt yapısı kazandırır. 

Hyalüronik asit içerikli ürünler son yılların en popüler cilt bakım ürünlerindendir. Kremden, maskeye kadar pek çok farklı üründe bulunabilir. Özellikle olgun ve kuru ciltler için geliştirilen birçok formülde kullanılır. Bu tarz ürünler cilt tarafından emilemez, yüzeyde bir örtü oluşturarak su çeker. Çok iyi bir nem desteği sağlar. Cilde ışıltı katar.

Hyalüronik asitli dolguların cilde enjeksiyonu kırışıklık ve çizgi tedavisinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Dolgu maddesi uygulandığı bölgede cilde su çekerek, volüm oluşturur, nem vererek cildi gerer, böylece ciltteki kırışıklık görünü azalır. Cilt pürüzsüz ve parlak görünür.

Hyalüronik asit içeren besin destekleri de dahil olmak üzere son yıllarda cilt sağlığı için geliştirilen pek çok ürün var.

Bu ürünlerin kullanımıyla ilgili karşıt görüşler ve tartışmalar  devam etse de şu ana kadar hyalüronik asit desteğinin cilt nemini ve elastikiyetini arttırdığı yönünde olumlu görüşler daha ağırlıklı gibi görünüyor.

kozmetikler

KOZMETİKLERDEKİ ZARARLI İÇERİKLER

Gün içinde kaç farklı kozmetik ürün kullanıyorsunuz? Kozmetikler, artık hayatımızın bir parçası. Kozmetiklerden vaz geçemeyeceğimize göre içeriklerine bakıp doğru ürünler seçmek daha iyi bir çözüm olabilir.

Cilde uygulanan pek çok ürün ciltten emilerek, kan dolaşımımıza karışabilir. Hormonlarımız ve genel sağlığımız üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu nedenle seçtiğimiz ürünlere özen göstermek çok önemlidir. 

Bazı kozmetikler, ciltte tahriş, kaşıntı, kızarıklık gibi sorunlar oluşturabilir. Daha da ötesi ciltte sivilcelenme ve lekelenme yapabilirler. Çoğu zaman ciltte yaşadığımız sorunun ürüne bağlı olduğunu düşünmeyiz bile.

Kozmetiklerdeki zararlı içeriklere bağlı oluşabilecek sorunlara göz atarsak.

Hormonlarla ilgili bazı problemler, üreme sorunları ve kanser oluşumu

Gözeneklerin tıkanması komedon ve akne oluşumu

Ciltte tahriş kızarıklık ve alerji

Gebelikte kullanıldığında, bebek üzerinde olumsuz etkiler

Ciltte yaptığı soyulma nedeniyle leke oluşumları

Peki bu konularda en çok suçlanan içerikler hangileri?

 

Parabenler

 

Ürünlerde bakteri, mantar üremesine engel olarak, raf ömrünü uzatan içeriklerdir. Özellikle meme tümörleriyle ve hormon sorunlarıyla ilişkili olduğu düşünüldüğü için kullanımı sınırlandırılmıştır.

 

Formaldehit

Bazı cilt bakım ürünlerinde koruyucu olarak kullanılır. Saç düzleştiriciler, tırnak ürünleri, şampuanlar ve  sabunların içeriğinde de olabilir. Cilt tahrişi, alerji hatta kanser oluşumuyla ilişkilendirilmiştir. 

 

 

 

 Triklosan

Sabunlara, deterjanlara ve bazı cilt bakım ürünlerine anti bakteriyel etkilerinden dolayı eklenebilen bir içeriktir. Ürünlerin raf ömrünü uzatır. Cilt ve göz alerjilerine neden olabilir. Ayrıca bazı hormon sorunları ve bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlara neden olabileceği düşünülür.

 

 

SLS (Sodyum lauril sülfat / sodyum lauril sülfat) 

 

Genellikle temizleyici cilt bakım ürünlerinde bulunabilen bir içeriktir. Şampuan, diş macunu, duş jeli gibi ürünlerde de kullanılabilir. Ciltte hassasiyet ve tahrişe neden olabileceği düşünülür. Bazı ciltlerde akne ve komedon oluşturan etkileri de gözlenmiştir.

Hidrokinon 

Özellikle leke tedavisi amacıyla kullanılan bir içeriktir. Uzun süren kontrolsüz kullanımları yeni lekelere ve cilt tahrişlerine neden olabilir.

Ftalatlar

 Birçok kozmetik ürünün içeriğinde bulunabilecek bir içeriktir. Oje, saç spreyi, parfüm, şampuan ve sabunlarda bulunabilir. Özellikle erkeklerde, hormonlar üzerinde olumsuz etkileri olabileceği düşünülmektedir.

 

PEG (Polietilen glikol)

Losyon, şampuan ve güneş koruyucuların içinde bulunabilir. Solunum sitemiyle ilgili sorunlara neden olabileceği düşünülür.

Vazelin

Dudak balsamları ve nemlendiricilerde bulunabilir. Nemi tutan bariyer oluşturdukları için ilk sürüldüğünde yumuşak ve parlak görünüm verir. Uzun süre kullanımda kızarıklık, tahriş ve sivilce oluşumlarına neden olabilir.

 

 

 

Kokular

 

Yapay kokular ürünlerin daha iyi kokması ve daha çok tercih edilmesi amacıyla kullanılabilir. Ancak bunların çoğu kimyasaldır ve vücutta toksik etki oluşturabilir.  Alerjilere neden olabilirler. Kokusuz ürünler özellikle hassas ciltler ve alerjisi olanlar için daha uygundur. 

 

Toluen

Saç boyaları ve ojelerde bulunabilen toksik bir kimyasaldır. Bağışıklık sistemiyle ilgili olumsuz etkileri vardır.

 

DEA (Diettanolamin)

Yüz temizleyiciler, sabunlar ve makyaj ürünlerinde bulunabilir. Cilt tahrişine neden olabilir. Solunum sistemiyle ilgili sorunlara neden olabilir.

 

Oksibenzon

En önemli kullanımı kimyasal güneş koruyuculardır. UV B ve UV A ışınlarını emer. Oksibenzonun bazı kişilerde alerji kızarıklık ve tahrişe neden olabileceği düşünülür. 

Ayrıca cilt tarafından kolayca emilmesi, vücutta birikmesi nedeniyle, hormonlara olumsuz etkileri olabileceği tartışılmaktadır.

Bu bileşenlerle ilgili bazı bilgiler netleşmiştir.  Bazı bilgilerden emin olmak için daha çok çalışma gereklidir. 

Ama yine de ürün seçiminde dikkat edip, alınacak ürünün içeriği konusunda bilgi sahibi olmak ve mümkün olduğunca güvenli olduğunu düşündüğümüz ürünleri kullanmak faydalıdır. 

Özellikle cilt hassasiyeti, alerji sorunu yaşayanlar için pek çok ürün sorunlara neden olabilir.

Ayrıca gebelik, emzirme, bebeklik dönemi hassas dönemlerdir ve ürün seçiminde daha  itinalı olmak gerekir. 

cilt lekeleri

CİLT LEKELERİ

Cilt lekeleri çok sık yaşanan bir sorun. Ancak bununla ilgili alacağınız temel önlemler ve bakımlarla azaltmak ve korumak mümkün. 

Cilt lekeleri cildin aşırı melanin üretmesiyle ilgili bir sorundur. Melanin cilde rengini veren pigmenttir ve melanosit denilen hücrelerimiz tarafından üretilir. Bazı durumlar bu hücreleri uyararak leke oluşumuna neden olur.

Cilt lekeleri nasıl oluşur? 

Bazı ciltler leke oluşturmaya yapısal olarak daha yatkındır ve kolayca leke olur. Zaten böyle bir cildiniz varsa sizde bilirsiniz, en ufak bir ihmalde cildiniz kolayca leke oluşturur ve uzun süre etkisi devam eder.

Bazı ilaçlar

Başta doğum kontrol hapları olmak üzere, bazı ilaçlar güneş hassasiyeti oluşturarak, lekelere neden olabilir. Uzun süreli ilaç kullanmanız gerekiyorsa ilacınızın bilgilerini okuyun eğer güneşe hassasiyet yaratan bir ilacı kullanmanız gerekiyorsa güneşten korunma önlemlerine daha çok dikkat edin.

Melasmagebelik döneminde veya doğum kontrol hapları kullanımı sırasında yeterli güneş koruma yapılamamasına bağlı oluşan lekelerdir. Özellikle bu iki durumda kontrollü bir koruma yapılması ilerde yaşanabilecek sorunların önlenmesi açısından çok faydalı olacaktır.

 Ciltte oluşan her türlü, kaşıma, yaralanma, tahriş durumları leke oluşturabilir.

Ayrıca kimyasal peeling, lazer, ağda ve dermapen gibi işlemlerden sonra cilt güneş ışınlarına daha hassas hale gelir, leke oluşumları görülebilir.

AHA veya retinol gibi yaşlılık karşıtı bazı cilt bakım ürünlerinin kullanımı sırasında cilt yenilenmesi olacaktır. Yeni gelen cilt hücreleri güneşten korunmamışsa leke oluşumu görülür.

Bazı kozmetik ürünleri, makyaj ürünleri, parfümler yine cildi güneşe duyarlı hale getirerek leke oluşturur. Özellikle deniz tatili yaparken, deniz kenarında bulunduğumuz sürelerde cildin makyajsız ve parfüm kullanılmamış olması ve sadece güneş koruyucu sürülmesi bu riskler açısından faydalıdır.

Cilt lekeleri nasıl düzelir?

Cildinizde leke oluşumu varsa ilk yapmanız gereken bir dermatoloğa başvurmaktır. Doktorunuz cilt yapısına ve lekenin durumuna göre tedavinizi planlayacaktır. Açık renkli cilt ile koyu tenli cilt arasında tedavi yaklaşımları ve tedavi süreçleri açısından fark vardır.

 Size özel bir tedavi planlanacak ve takip edilecektir. Leke tedavilerinin başarısında doktor ve hasta işbirliği çok önemlidir. Leke tedavileri, lekenin derinliğine göre bazen zor olabilir. Tamamen düzelmeye bilir. En iyi sonuçlar için sabır ve istikrar gerekir. 

Leke sorunundaki en büyük hata piyasada satılan çok sayıda leke açıcı ürünü deneyerek lekeyi karmaşık hale getirmektir.

Doktorunuza gidene kadar sizin yapacağınız en faydalı yaklaşım iyi bir güneş korumadır. Bazen sadece bu bile size çok faydalı olabilir.

Hangi tedavi başlanırsa başlansın en önemli konu iyi bir güneş koruma yapılmasıdır. Güneş koruma yetersizse hiçbir tedavi başarılı olamaz.

Hem UVA hem de UVB’ ye etkili, en az SPF 30 içeren güneş koruyucuyu düzenli kullanmak, yoğun saatlerde güneşten uzak durmak, şapka ve güneş gözlüğü takmak bile çok faydalıdır.

Doktorunuz size öncelikle bazı leke açıcı kremler önerebilir. Bu tedavileri kullanırken doktorunuz takibinde olmanız çok önemlidir. 

Genellikte tedaviler sırasında cilt güneşe duyarlı hale gelir. Bu nedenle yaz ayları tedavilerin başarısını azaltır. Kış dönemi leke tedavilerinin daha kolayca yapılabileceği dönemdir.

Kimyasal peelingBazı özel solüsyonlar kullanılarak cilt hücrelerinin yenilenmesi, eskimiş hücrelerin atılarak yeni ve sağlıklı hücrelerin gelmesi hızlanır. Bu şekilde cilt tonu düzelir ve lekeler azalır. Tedavi sonrasında cilt güneşe hassas hale geldiği için güneş korumaya özen gösterilmelidir.

Mezoterapi

Leke açıcı bazı ilaçların cilde minik iğnelerle uygulanmasıdır. Seanslar şeklinde yapılan bu uygularda cilt lekeleri azalır.

PRP Kişinin kendi kanı ayrıştırılarak, istenen tedavi edici kısımlarının yoğun bir şekilde cilde ince iğnelerle verilmesidir. Bu tedavi her mevsimde uygulanabilecek bir yöntemdir. Risk yaratmadığı için özellikle çok zor lekelerde bile güzel sonuçlar verebilir.

Dermapen ve dermaroler 

Üzerinde minik iğnelerin olduğu özel cihazlarla cilt yüzeyinde mikro kanallar açılır ve buradan renk açıcı özel ilaçların cilde geçişi sağlanır. Böylece aynı mezoterapide olduğu gibi lekeler üzerinde azaltıcı etki sağlar.

Lazer ve IPL tedavileri 

Her iki yöntemde ciltteki lekeleri azaltır, kolajen üretimini arttırarak, cildi sıkılaştırır.

Bu tedaviler sırasında en önemli konu iyi bir güneş korumanın yapılabilmesidir. Cildin tahrişten korunması, nemlendirilmesi ve desteklenmesidir.

göz altı torbaları

GÖZ ALTI TORBALARI

Göz çevresi cildi ince ve hassas yapısı nedeniyle pek çok şeyden kolayca etkilenir. Göz altı torbaları aslında çoğu zaman kozmetik bir sorundur, nadiren bazı sağlık problemlerinin yansımasına bağlı olabilir.  

Göz çevresinde şişlik, çevredeki cilt dokusunda aşırı sıvı birikmesinden (ödem) kaynaklanır. Bu bölgede cilt çok ince olduğu için şişlik oldukça belirgin olabilir.

Sabah uyandığınızda bu sorun daha yoğundur, günün saatleri ilerledikçe azalır, çünkü gece hareketsiz kalan gözler sıvı birikimini kolaylaştırır. 

Bazen bu sorunlar aileseldir. Yaş alma sürecinde cilt, cilt altı dokuların zayıflamasıyla sorunlar daha belirginleşir.

Göz altı torbaları neden olur?

Fazla tuz tüketimi hem vücutta hem de göz altında şişmeye neden olur. 

Yorgunluk, uykusuzluk, stres

Alerjiler, gözlerin kızarmasına, şişmesine, kaşınmasına neden olur ve göz çevresinin torbalanmasını arttırır.

Az su içme

Ağlama 

Yaş alma, sürecinde cildin elastikiyetinin azalması ve cilt altı dokuların zayıflamasıyla torba görünümleri daha belirgin hale gelebilir.

Böbrek ve troid sorunları,

Göz problemleri, enfeksiyonlar ve göz alerjileri

Sigara alkol

Güneş hasarı

Göz altı torbaları nasıl yok olur?

Göz altı torbalarını azaltmak için evde yapacağınız basit formüller vardır.

Günde 7-9 saatlik düzenli gece uykusu.

Uyurken yüksek yastıkta uyumak, ertesi sabah daha az şişlikte uyanmanıza neden olabilir.

Günlük su alımı yeterli olmalı. Yetersiz su alımı göz altı torbalarını arttırır.

Günlük tuz tüketimini azaltmak, sebze ve meyveden zengin sağlıklı beslenmek faydalıdır. Ayrıca potasyum vücuttaki fazla sıvıyı artarak göz altı torbalarını azaltır bunun için muz ve yoğurt gibi potasyumdan zengin gıdalar tüketmek iyi bir tercihtir.

Alkol tüketimini azaltmak faydalı olacaktır. 

Yeşil veya siyah çay poşetlerini buzdolabında bekletip ve göz altına kompres yapmak. Çayın içeriğindeki antioksidanlar ve kafein hem iltihabı, hem de kan akışını düzenleyerek göz altı torbalarını azaltır. 

Kafein, arnika ve papatya gibi içerikleri olan göz kremleri göz çevresindeki iltihabı yatıştırır ve cildi sıkılaştırır. 

Göz altı torbalarının tedavisi nasıl yapılır?

Eğer gözlerinizde ani başlayan şişlik, kızarıklık, ağrı, tahriş, ya da vücudunuzda başka şikayetler varsa sorununuz başka bir sebebe bağlı olabilir en kısa sürede doktorunuza başvurun. 

Öncelikle göz altı torbalarının nedenleri tespit edilmelidir. Problemi oluşturan bir sağlık sorunu varsa bunun çözümü göz altındaki şişlik görünümünü azaltır. 

Örneğin alerjiye bağlı bir sorun yaşıyorsanız alerji tedavisi sonrası sorunlar azalacaktır.

Bunun dışındaki durumlarda uygulanabilecek yöntemler,

kimyasal peeling, plexr veya lazer tedavileridir. Bu yöntemler cildi güçlendirir, elastikiyeti arttırır ve torbalanmayı azaltır.

Bu yöntemlerin yeterli olamadığı, sorunu daha yoğun olan hastalar için cerrahi tedaviler planlanabilir.

.

güneş koruma

GÜNEŞ KORUMA

Cilt bakımı konusunda belki de en önemli basamak, güneş korumadır. İyi bir güneş koruma yapmıyorsak cilt bakımında yaptığımız pek çok şeyin etkili olmasını bekleyemeyiz. Güneşe maruz kalmak güneş yanığı, leke, kırışıklık, sarkma hatta cilt kanserine neden olur.

Güneş koruma için güneş koruyucu ürünler dışında

Güneşin yoğun olduğu saatlerde 10:00-16:00 arasında güneşte dolaşmamak

Uzun kollu, açık renk ince pamuklu giysiler giymek ve şapka takmak

UV ışığını filtreleyen gözlük kullanarak gözleri korunmak

Güneş koruma faktörü nedir?

SPF, güneş koruma faktörü için kullanılan kısaltmadır. SPF faktörü arttıkça koruyuculuk değeri yükselir.

Güneş koruyucu çeşitleri nelerdir?

Kimyasal güneş koruyucular deriye nüfuz eden UV ışınlarının cildi etkilemeden, zarar vermeden önce emen kimyasallardır. İçeriğinde avobenzon, oksibenzon ve PABA bulunabilir. 

Fiziksel güneş koruyucular UV’ye karşı bariyer oluşturarak korurlar çinko oksit ve titanyum oksit içerir. Genellikle opaktır ve cilde uygulandığında fark edilir.

Bazı markalarda her iki grup koruyucu bir arada bulunabilir.

Güneş koruyucular nasıl seçilmelidir?

Hem UVA hem de UVB’ye etkili geniş etkili bir güneş koruma sağlanmalıdır

Akneli ciltler için yağsız, komedon oluşturmayan, losyon formda ürünler kullanabilirler. Su bazlı ürünler gözenek tıkamadığı ve akne oluşturmadığı için daha uygundur.

Hassas ciltler ve çocuklar için fiziksel güneş koruyucular daha güvenlidir.

Gebeler için özel hazırlanmış güneş koruyucular tercih edilmelidir.

Kuru ciltler krem formda ürünleri daha rahat kullanabilirler.

Rozasea ve alerjiye yatkınlığı olan ciltlerde parfüm, koruyucu, oksibenzon ve PABA içeren ürünlerden kaçınılmalıdır.

Göz çevresi cildi ince ve hassas yapısıyla güneşe duyarlıdır, mutlaka güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Bebek ve çocuklarda da güneş korumaya çok özen gösterilmelidir.

6 aydan küçük bebeklerde koruma gölgede tutarak, ince koruyucu giysilerle yapılmalıdır. Güneş koruyucu kullanımı bu dönemde uygun değildir.

6 aydan büyük bebekler güneş koruyucu kullanabilirler. Ayrıca koruyucu giysilerle de korunmalıdırlar.

Güneş koruyucular nasıl kullanılmalıdır?

Öncelikle hiçbir güneş koruyucu tamamen korumaz. Her ürün belli oranda koruyuculuk sağlar bu nedenle etkin bir koruma için kullanım şekline özen göstermeliyiz. 

Güneş koruyucuları dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli, 2 saat aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Terlemeyle, havuza ve denize girmekle etkinliği azalır. Bu nedenle özellikle yaz aylarında tekrarlanmalıdır.

Evde ve arabadayken camdan UVA geçtiği unutulmamalı yine güneş koruyucu kullanılmalıdır.

En az SPF 30 faktör içeren suya dayanıklı güneş koruyucular tercih edilmelidir. Plajda gölgede otururken veya kapalı havalarda güneş etkilemeyecek gibi düşünmemeli ve güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Güneş koruyucular açıldıktan sonra 8-10 ay içinde tüketilmeli. Sıcak ortamda bekletilmemelidir.

akne izleri

AKNE İZLERİ

Akne gençlerde çok sık görülen bir problemdir Pek çok akne düzeldikten sonra ciltte leke ve iz bırakabilir. 

Akne hastalığı sonrasında ciltte oluşan iz ve lekelere akne izi denir.  Akne izleri, özellikle problem uzun sürmüşse veya cilt iz oluşturmaya daha yatkınsa yoğun yaşanır. 

Sivilce izlerinin en iyi tedavisi önlemeye çalışmaktır. Oluşmuş izler için doktorunuz cilt yapınıza ve izlerinize uygun tedavi seçeneğini planlayacaktır.

Bazı cilt yenileyici AHA veya retinol içeren kremler, sağlıklı cilt oluşumunu hızlandırarak akne izlerini azaltır.

Yüzeyel ve derin kimyasal peeling uygulamaları,

özel solüsyonlar kullanılarak cildin yenilenmesi işlemidir. 

Dermabrazyon 

mekanik olarak cildi soyarak yenilenme işlemidir. Bu şekilde yeni gelen ciltte iz ve leke görünümü azalır.

Lazerle veya plazma enerjisiyle cilt yenileme

izlerin azaltılması için yapılan diğer tedavi alternatifleridir.

Dermapen-Dermaroller (Mikroiğneleme)

üzerinde çok sayıda iğnenin olduğu aletlerle ,ciltte çok sayıda mikro kanal açılarak  yenilenme sağlanır. Böylece iz ve lekeler azalır.

Dolgu

dolgu maddeleri, akne izlerinin olduğu çökük bölgelere enjekte edilerek, doldurulur ve cilt eşitlenir. Etkisi bir yıl civarında sürer.

Daha ileri akne izlerinde cerrahi tedaviler planlanabilir. 

CİLT ÇATLAKLARI

Sadece kozmetik bir sorun olsa da, ciltteki çatlamalar pek çok kişinin karşılaşıp kendine sorun ettiği bir durum.

Aslında mekanizma olarak son derece basit gebelik, ergenlik, hızlı kilo alma gibi ciltte gerginlik oluşturan bazı durumlar, bir süre sonra ciltte tolere edilemeyerek, çatlamalara neden oluyor. 

Başlangıçta bu çatlaklar pembe, mor renkte ve belirginken bir süre sonra beyazlıyor ve daha az belirgin hale geliyor. Sorun gerginliğin en fazla olduğu cilt bölgesinde oluyor. Bunlar genellikle karın, kalça, bacaklar, göğüs hatta kollar.

Oluşumunda kişinin genetik olarak cildinin buna yatkın olması da önemli bir faktör.

Ayrıca kortikostreoid kullanımı da deride çatlak oluşturabilen diğer sebeplerden.

Aslında bu sorunu tedavi etmekten çok, önlemeye çalışmak daha doğru, çünkü tedavide azaltıcı yöntemler olsa da, tamamen kaybedecek bir yöntem yok ne yazık ki.

Sağlıklı beslenme, bol su içme cildin nem dengesine katkı sağlayıp daha dirençli olmasını sağlar.

Gebelikte kademeli olarak, basamak, basamak kilo almak cilde uyum sağlama fırsatı yaratır ve böylece cilt çatlamaları da gelişmez.

Genellikle çatlama olmadan önce bölgede gerginlik, kaşıntı olur. Bu dönemde bol, bol nemlendirmek cildi rahatlatıp daha az çatlamasını sağlar. Bu amaçla badem yağı, zeytinyağı, hindistancevizi yağı kullanılabilir.

Çatladıktan sonra kullanılabilecek bazı krem, losyon formda ürünlerde satılmaktadır ancak bu ürünlerde cilt görünümünü iyileştirirler kalıcı bir fayda sağlayamazlar

Bu konuda yapılacak bir takım tedavi alternatiflerine bakarsak lazer, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling, dermaroller gibi yöntemler kullanılabilir. Yöntemlerin hepsinin ortak yönü deride kontrollü bir hasar oluşturmak ve kendini onarma sürecini harekete geçirmektir.

Hiçbir yöntem mucize değildir, ancak belli oranda fayda sağlayacaktır. Bu nedenle tedavi konusunda gerçekçi beklentiler içinde olunmalıdır.

Cildimiz en değerli giysimiz. Bu nedenle cildimizdeki minik değişimler bile bizim için önemli. Pek çok kişinin ortak şikayeti olan cilt gözeneklerinin geniş olması, neden kaynaklanmaktadır ve çözümleri nelerdir?

Özellikle yağlı ve karma ciltlerin yaşadığı gözenek genişliği, yapısal bir sorundur. Bu nedenle kaybolmaz ama bazı noktalara dikkat edilerek azaltılabilir. 

Cildin aşırı yağ salgısı gözeneklerde genişlemeye neden olur. Ayrıca yağ, kir ve makyaj malzemesinin de birikmesiyle gözenekler daha çok tıkanarak, olduğundan daha büyük görünür. Ayrıca yaş alma sürecinde, cildin esnekliği azaldıkça gözenek genişliği daha da artacaktır.

Bunlar için alınacak önlemler neler olmalı?

Seçeceğiniz cilt bakımı ve makyaj ürünleriniz, mutlaka non komedojenik , oil-free veya  gözenek tıkamayan gibi özel tanımlar içermelidir. Çünkü gözenekler bazı uygun olmayan ürünler kullanıldığında daha çok tıkanır ve daha geniş görünür.

Yine günlük cilt temizliği yeterli yapılamazsa gözenekler iyi temizlenemediğinden bir takım maddeler gözeneklerde birikecek ve daha belirgin bir gözenek görünümü oluşturacaktır. Özellikle jel formunda ki temizleyiciler daha iyi bir temizlik yapacaktır. Cilt sabah ve akşam uygun bir temizleyiciyle temizlenmeli yağlanması kontrol altına alınmalıdır. Sonrasında ılık suyla durulamak cildi rahatlatır ve dengeler.

Tonik kullanımı cildin daha iyi temizlenmesi ve gözeneklerin küçülmesi konusunda fayda sağlar.

Gece ürünlerinizde retinol veya AHA kullanılması, gözeneklerin görünümünde azalma sağlar.

Nemlendirici ürünler su bazlı ürünlerden tercih edilmelidir. .

Zaman içinde yaş alma sürecinin etkisiyle ciltte elastikiyet azalınca, gözeneklerde belirginleşme oluşur.  İyi bir güneş koruma cildin yaşlanma sürecini yavaşlatarak sarkmaları, elastikiyet kaybını azaltır. Böylece gözeneklerdeki görünümüde daha az olur.

Cildi sıkmak, ovuşturmak ve tahriş etmek ciltteki iltihaplanma süreçlerini arttırarak gözenek görünümlerini daha çok belirginleştirir.

Eksfoliasyon işlemleri ciltteki ölü hücrelerin atılmasını, cilt gözeneklerinin daha iyi temizlenmesini ve buna bağlı gözeneklerinde daha iyi görünmesini sağlar. Bu işlemleri haftada 1-2 kez yapmak yeterlidir. Daha sık yapılan işlemler ciltte tahrişe ve kuruluğa neden olur.

Haftada bir kez kil maskesi uygulamaları cildi daha derinden temizleyerek, toksinlerin atılmasını sağlayacaktır.

Bol su içme, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz cildin beslenmesini ve nemini arttırır, gözenek görünümünü azaltır. 

Bu önlemlerin yeterli olmadığı durumlarda, doktorunuzun önereceği kimyasal peeling, mikroiğneleme (dermapen, dermaroller)  veya lazer uygulamalarının faydalanabilirsiniz. Bu yöntemler gözenekleri daraltarak ve cilt kalitesini arttıracaktır. 

.

Tags

error: Content is protected !!