Geçen yazdan kalan güneş koruyucunuzu buldunuz.  Kullanalım mı?

Ekonomik davranmaya çalışırken cildimizin hassasiyetlerini unutmayalım.

Yaz mevsimini herkes sever. Deniz ve güneş hepimiz için mutluluk ve enerji kaynağı. 

Ama dikkat etmezsek bu güzel yaz ayları cildin daha çok kuruduğu ve yıprandığı aylar olabilir.

Yaz aylarında cildi korumada en yakın dostumuz güneş koruyucumuz. 

Güneş koruyucuları doğru kullanma ve saklama özen gerektirir. 

Pek çok ürün gibi güneş koruyucularda bozulur ve etkinliğini yitirir. 

Plajda, arabada, çantada, sıcak hava ve güneş altında beklemiş ürünlerin yapısı değişir. Etkinliği azalır. Bu durumda ürün cildinizde yeterli koruma sağlayamaz.

Etkinliğini yitirmiş ürünler yanık oluşumuna neden olabilir. Ayrıca içerisinde bakterilerin çoğalması bazı enfeksiyonlara ortam yaratabilir.

Ürünün kokusu, kıvamı ve rengi değişmiş ise kimyasal yapısı değişmiştir. Bu da doğal olarak ciltte tahriş ve alerjilere neden olabilir.

Sonuç olarak baktığımızda bayatlamış ürünler fayda yerine risk getiriyor.

O zaman nelere dikkat edelim?

Ürününüzün son kullanma tarihine dikkat edin. Genellikle ürünlerin son kullanma tarihleri üzerinde yazar. Eğer bu tarihler geçmişse kullanmayın.

Ürünleri güneş altında ve sıcak ortamda tutmayın. Mümkün olduğunca gölgede, serin ve kuru ortamda saklayın.

Renk, kıvam ve kokusunda değişiklik gördüğünüz ürünleri kullanmayın.

Açılmamış ve uygun şekilde saklanmış güneş koruyucuları son kullanma tarihine kadar kullanabilirsiniz.

Açtığınız ürünleri 1 yıl içinde kullanmaya özen gösterin.

güneş koruma

GÜNEŞ KORUMA

Cilt bakımı konusunda belki de en önemli basamak, güneş korumadır. İyi bir güneş koruma yapmıyorsak cilt bakımında yaptığımız pek çok şeyin etkili olmasını bekleyemeyiz. Güneşe maruz kalmak güneş yanığı, leke, kırışıklık, sarkma hatta cilt kanserine neden olur.

Güneş koruma için güneş koruyucu ürünler dışında

Güneşin yoğun olduğu saatlerde 10:00-16:00 arasında güneşte dolaşmamak

Uzun kollu, açık renk ince pamuklu giysiler giymek ve şapka takmak

UV ışığını filtreleyen gözlük kullanarak gözleri korunmak

Güneş koruma faktörü nedir?

SPF, güneş koruma faktörü için kullanılan kısaltmadır. SPF faktörü arttıkça koruyuculuk değeri yükselir.

Güneş koruyucu çeşitleri nelerdir?

Kimyasal güneş koruyucular deriye nüfuz eden UV ışınlarının cildi etkilemeden, zarar vermeden önce emen kimyasallardır. İçeriğinde avobenzon, oksibenzon ve PABA bulunabilir. 

Fiziksel güneş koruyucular UV’ye karşı bariyer oluşturarak korurlar çinko oksit ve titanyum oksit içerir. Genellikle opaktır ve cilde uygulandığında fark edilir.

Bazı markalarda her iki grup koruyucu bir arada bulunabilir.

Güneş koruyucular nasıl seçilmelidir?

Hem UVA hem de UVB’ye etkili geniş etkili bir güneş koruma sağlanmalıdır

Akneli ciltler için yağsız, komedon oluşturmayan, losyon formda ürünler kullanabilirler. Su bazlı ürünler gözenek tıkamadığı ve akne oluşturmadığı için daha uygundur.

Hassas ciltler ve çocuklar için fiziksel güneş koruyucular daha güvenlidir.

Gebeler için özel hazırlanmış güneş koruyucular tercih edilmelidir.

Kuru ciltler krem formda ürünleri daha rahat kullanabilirler.

Rozasea ve alerjiye yatkınlığı olan ciltlerde parfüm, koruyucu, oksibenzon ve PABA içeren ürünlerden kaçınılmalıdır.

Göz çevresi cildi ince ve hassas yapısıyla güneşe duyarlıdır, mutlaka güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Bebek ve çocuklarda da güneş korumaya çok özen gösterilmelidir.

6 aydan küçük bebeklerde koruma gölgede tutarak, ince koruyucu giysilerle yapılmalıdır. Güneş koruyucu kullanımı bu dönemde uygun değildir.

6 aydan büyük bebekler güneş koruyucu kullanabilirler. Ayrıca koruyucu giysilerle de korunmalıdırlar.

Güneş koruyucular nasıl kullanılmalıdır?

Öncelikle hiçbir güneş koruyucu tamamen korumaz. Her ürün belli oranda koruyuculuk sağlar bu nedenle etkin bir koruma için kullanım şekline özen göstermeliyiz. 

Güneş koruyucuları dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli, 2 saat aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Terlemeyle, havuza ve denize girmekle etkinliği azalır. Bu nedenle özellikle yaz aylarında tekrarlanmalıdır.

Evde ve arabadayken camdan UVA geçtiği unutulmamalı yine güneş koruyucu kullanılmalıdır.

En az SPF 30 faktör içeren suya dayanıklı güneş koruyucular tercih edilmelidir. Plajda gölgede otururken veya kapalı havalarda güneş etkilemeyecek gibi düşünmemeli ve güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Güneş koruyucular açıldıktan sonra 8-10 ay içinde tüketilmeli. Sıcak ortamda bekletilmemelidir.

MASKE KULLANIMINDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

 Yaşadığımız Covid-19 pandemisiyle hayatımızda pek çok şey değişti.

Maske kullanımı, sosyal mesafe ve belirli hijyen kuralları artık bizim için vazgeçilmez.

Yeterli korumanın yapılamadığı ülkelerde vaka sayılarının hızla arttığını ve sorunların ne kadar büyüdüğünü hep birlikte görüyoruz.

Alacağımız basit önlemler kendimizi ve çevremizdeki insanları korumak adına çok değerli. 

Maske kullanımı, korunma tedbirleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Virüsün yayılmasını, kişiden kişiye bulaşmasını azaltıyor.

Maskeyi daha etkili ve konforlu kullanabilmek için dikkat edeceğimiz bazı konular var. 

Nedir bunlar?

Kullandığımız maskeler yüzümüze uygun şekilde takılmalı. Çok sıkı ya da çok gevşek olmamalı. Burun ve ağız kısmını tam olarak kapatmalı. 

Maskeyi takarken veya çıkarırken ellerimizin temiz olmasına özen göstermeliyiz. 

Maskemizin yeterli koruma sağlayabilecek özelliklere sahip olmasına ve temiz kullanmaya dikkat etmeliyiz.

Maske kullanımı sırasında cilt temizliğine ve nemlendirmeye önem verilmelidir. Sabah ve akşam cilt uygun bir temizleyici ile temizlenmeli. Sonra su bazlı ve yumuşak yapıda bir nemlendiriciyle nemlendirilmelidir.

Yaz aylarında yoğun makyaj uygulamaları yapmamak, yoğun fondötenlerden kaçınmak sizi daha rahat hissettirecektir. Daha ince yapıda fondötenler veya renkli güneş koruyucular tercih edebilirsiniz.

Ayrıca güneş koruyucu kullanmaya özen göstermek, ciltteki ton farklılıklarını, lekeleri önleyecektir. Yağsız, yoğun olmayan bir güneş koruyucu kullanılabilir. Pratik olması açısından nemlendirme ve güneş koruma özelliklerini bir arada bulunduran ürünler de tercih edilebilir.

Covid-19 ile ilgili korunma tedbirlerine uymamak bize sonrasında telafisi olmayan üzüntüler yaşatabilir. Bu nedenle hepimizin bunlara uyma konusunda titiz davranması, sorumluluk sahibi olması gerekir.

hyalüronik asit

HYALÜRONİK ASİT

Hyalüronik asit, cilt bakım ürünlerinden besin desteklerine, kadar gençlik ve güzelliğin vazgeçilmezidir.

Genç cilt yapısında yoğun olan hyalüronik asit, yüksek oranda su tutabilen ve tüm cildi destekleyen doğal bir bileşendir.

Yaşlanma sürecinde kollajen ve elastinde olduğu gibi, ciltteki hyalüronik asit seviyeleri de azalır. Buna bağlı olarak kırışıklık, kuruluk oluşur. Cildin dolgun görünümü değişir.

Hyalüronik asit neden azalır ve nasıl arttırılır?

Hyalüronik asit, doğal yaşlanma sürecine ek olarak güneş ışınları, sigara, hava kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle daha erken kaybolur. Cildin sağlığını korumak, yıpranan cildi onarmaktan çok daha kolaydır. Bu nedenle bol, bol güneş koruyucu kullanmak, antioksidan içeren meyve ve sebze tüketmek, kimyasallardan kaçınmak gibi faydalı alışkanlıklar daha güçlü bir cilt yapısı kazandırır. 

Hyalüronik asit içerikli ürünler son yılların en popüler cilt bakım ürünlerindendir. Kremden, maskeye kadar pek çok farklı üründe bulunabilir. Özellikle olgun ve kuru ciltler için geliştirilen birçok formülde kullanılır. Bu tarz ürünler cilt tarafından emilemez, yüzeyde bir örtü oluşturarak su çeker. Çok iyi bir nem desteği sağlar. Cilde ışıltı katar.

Hyalüronik asitli dolguların cilde enjeksiyonu kırışıklık ve çizgi tedavisinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Dolgu maddesi uygulandığı bölgede cilde su çekerek, volüm oluşturur, nem vererek cildi gerer, böylece ciltteki kırışıklık görünü azalır. Cilt pürüzsüz ve parlak görünür.

Hyalüronik asit içeren besin destekleri de dahil olmak üzere son yıllarda cilt sağlığı için geliştirilen pek çok ürün var.

Bu ürünlerin kullanımıyla ilgili karşıt görüşler ve tartışmalar  devam etse de şu ana kadar hyalüronik asit desteğinin cilt nemini ve elastikiyetini arttırdığı yönünde olumlu görüşler daha ağırlıklı gibi görünüyor.

kozmetikler

KOZMETİKLERDEKİ ZARARLI İÇERİKLER

Gün içinde kaç farklı kozmetik ürün kullanıyorsunuz? Kozmetikler, artık hayatımızın bir parçası. Kozmetiklerden vaz geçemeyeceğimize göre içeriklerine bakıp doğru ürünler seçmek daha iyi bir çözüm olabilir.

Cilde uygulanan pek çok ürün ciltten emilerek, kan dolaşımımıza karışabilir. Hormonlarımız ve genel sağlığımız üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu nedenle seçtiğimiz ürünlere özen göstermek çok önemlidir. 

Bazı kozmetikler, ciltte tahriş, kaşıntı, kızarıklık gibi sorunlar oluşturabilir. Daha da ötesi ciltte sivilcelenme ve lekelenme yapabilirler. Çoğu zaman ciltte yaşadığımız sorunun ürüne bağlı olduğunu düşünmeyiz bile.

Kozmetiklerdeki zararlı içeriklere bağlı oluşabilecek sorunlara göz atarsak.

Hormonlarla ilgili bazı problemler, üreme sorunları ve kanser oluşumu

Gözeneklerin tıkanması komedon ve akne oluşumu

Ciltte tahriş kızarıklık ve alerji

Gebelikte kullanıldığında, bebek üzerinde olumsuz etkiler

Ciltte yaptığı soyulma nedeniyle leke oluşumları

Peki bu konularda en çok suçlanan içerikler hangileri?

 

Parabenler

 

Ürünlerde bakteri, mantar üremesine engel olarak, raf ömrünü uzatan içeriklerdir. Özellikle meme tümörleriyle ve hormon sorunlarıyla ilişkili olduğu düşünüldüğü için kullanımı sınırlandırılmıştır.

 

Formaldehit

Bazı cilt bakım ürünlerinde koruyucu olarak kullanılır. Saç düzleştiriciler, tırnak ürünleri, şampuanlar ve  sabunların içeriğinde de olabilir. Cilt tahrişi, alerji hatta kanser oluşumuyla ilişkilendirilmiştir. 

 

 

 

 Triklosan

Sabunlara, deterjanlara ve bazı cilt bakım ürünlerine anti bakteriyel etkilerinden dolayı eklenebilen bir içeriktir. Ürünlerin raf ömrünü uzatır. Cilt ve göz alerjilerine neden olabilir. Ayrıca bazı hormon sorunları ve bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlara neden olabileceği düşünülür.

 

 

SLS (Sodyum lauril sülfat / sodyum lauril sülfat) 

 

Genellikle temizleyici cilt bakım ürünlerinde bulunabilen bir içeriktir. Şampuan, diş macunu, duş jeli gibi ürünlerde de kullanılabilir. Ciltte hassasiyet ve tahrişe neden olabileceği düşünülür. Bazı ciltlerde akne ve komedon oluşturan etkileri de gözlenmiştir.

Hidrokinon 

Özellikle leke tedavisi amacıyla kullanılan bir içeriktir. Uzun süren kontrolsüz kullanımları yeni lekelere ve cilt tahrişlerine neden olabilir.

Ftalatlar

 Birçok kozmetik ürünün içeriğinde bulunabilecek bir içeriktir. Oje, saç spreyi, parfüm, şampuan ve sabunlarda bulunabilir. Özellikle erkeklerde, hormonlar üzerinde olumsuz etkileri olabileceği düşünülmektedir.

 

PEG (Polietilen glikol)

Losyon, şampuan ve güneş koruyucuların içinde bulunabilir. Solunum sitemiyle ilgili sorunlara neden olabileceği düşünülür.

Vazelin

Dudak balsamları ve nemlendiricilerde bulunabilir. Nemi tutan bariyer oluşturdukları için ilk sürüldüğünde yumuşak ve parlak görünüm verir. Uzun süre kullanımda kızarıklık, tahriş ve sivilce oluşumlarına neden olabilir.

 

 

 

Kokular

 

Yapay kokular ürünlerin daha iyi kokması ve daha çok tercih edilmesi amacıyla kullanılabilir. Ancak bunların çoğu kimyasaldır ve vücutta toksik etki oluşturabilir.  Alerjilere neden olabilirler. Kokusuz ürünler özellikle hassas ciltler ve alerjisi olanlar için daha uygundur. 

 

Toluen

Saç boyaları ve ojelerde bulunabilen toksik bir kimyasaldır. Bağışıklık sistemiyle ilgili olumsuz etkileri vardır.

 

DEA (Diettanolamin)

Yüz temizleyiciler, sabunlar ve makyaj ürünlerinde bulunabilir. Cilt tahrişine neden olabilir. Solunum sistemiyle ilgili sorunlara neden olabilir.

 

Oksibenzon

En önemli kullanımı kimyasal güneş koruyuculardır. UV B ve UV A ışınlarını emer. Oksibenzonun bazı kişilerde alerji kızarıklık ve tahrişe neden olabileceği düşünülür. 

Ayrıca cilt tarafından kolayca emilmesi, vücutta birikmesi nedeniyle, hormonlara olumsuz etkileri olabileceği tartışılmaktadır.

Bu bileşenlerle ilgili bazı bilgiler netleşmiştir.  Bazı bilgilerden emin olmak için daha çok çalışma gereklidir. 

Ama yine de ürün seçiminde dikkat edip, alınacak ürünün içeriği konusunda bilgi sahibi olmak ve mümkün olduğunca güvenli olduğunu düşündüğümüz ürünleri kullanmak faydalıdır. 

Özellikle cilt hassasiyeti, alerji sorunu yaşayanlar için pek çok ürün sorunlara neden olabilir.

Ayrıca gebelik, emzirme, bebeklik dönemi hassas dönemlerdir ve ürün seçiminde daha  itinalı olmak gerekir. 

cilt lekeleri

CİLT LEKELERİ

Cilt lekeleri çok sık yaşanan bir sorun. Ancak bununla ilgili alacağınız temel önlemler ve bakımlarla azaltmak ve korumak mümkün. 

Cilt lekeleri cildin aşırı melanin üretmesiyle ilgili bir sorundur. Melanin cilde rengini veren pigmenttir ve melanosit denilen hücrelerimiz tarafından üretilir. Bazı durumlar bu hücreleri uyararak leke oluşumuna neden olur.

Cilt lekeleri nasıl oluşur? 

Bazı ciltler leke oluşturmaya yapısal olarak daha yatkındır ve kolayca leke olur. Zaten böyle bir cildiniz varsa sizde bilirsiniz, en ufak bir ihmalde cildiniz kolayca leke oluşturur ve uzun süre etkisi devam eder.

Bazı ilaçlar

Başta doğum kontrol hapları olmak üzere, bazı ilaçlar güneş hassasiyeti oluşturarak, lekelere neden olabilir. Uzun süreli ilaç kullanmanız gerekiyorsa ilacınızın bilgilerini okuyun eğer güneşe hassasiyet yaratan bir ilacı kullanmanız gerekiyorsa güneşten korunma önlemlerine daha çok dikkat edin.

Melasmagebelik döneminde veya doğum kontrol hapları kullanımı sırasında yeterli güneş koruma yapılamamasına bağlı oluşan lekelerdir. Özellikle bu iki durumda kontrollü bir koruma yapılması ilerde yaşanabilecek sorunların önlenmesi açısından çok faydalı olacaktır.

 Ciltte oluşan her türlü, kaşıma, yaralanma, tahriş durumları leke oluşturabilir.

Ayrıca kimyasal peeling, lazer, ağda ve dermapen gibi işlemlerden sonra cilt güneş ışınlarına daha hassas hale gelir, leke oluşumları görülebilir.

AHA veya retinol gibi yaşlılık karşıtı bazı cilt bakım ürünlerinin kullanımı sırasında cilt yenilenmesi olacaktır. Yeni gelen cilt hücreleri güneşten korunmamışsa leke oluşumu görülür.

Bazı kozmetik ürünleri, makyaj ürünleri, parfümler yine cildi güneşe duyarlı hale getirerek leke oluşturur. Özellikle deniz tatili yaparken, deniz kenarında bulunduğumuz sürelerde cildin makyajsız ve parfüm kullanılmamış olması ve sadece güneş koruyucu sürülmesi bu riskler açısından faydalıdır.

Cilt lekeleri nasıl düzelir?

Cildinizde leke oluşumu varsa ilk yapmanız gereken bir dermatoloğa başvurmaktır. Doktorunuz cilt yapısına ve lekenin durumuna göre tedavinizi planlayacaktır. Açık renkli cilt ile koyu tenli cilt arasında tedavi yaklaşımları ve tedavi süreçleri açısından fark vardır.

 Size özel bir tedavi planlanacak ve takip edilecektir. Leke tedavilerinin başarısında doktor ve hasta işbirliği çok önemlidir. Leke tedavileri, lekenin derinliğine göre bazen zor olabilir. Tamamen düzelmeye bilir. En iyi sonuçlar için sabır ve istikrar gerekir. 

Leke sorunundaki en büyük hata piyasada satılan çok sayıda leke açıcı ürünü deneyerek lekeyi karmaşık hale getirmektir.

Doktorunuza gidene kadar sizin yapacağınız en faydalı yaklaşım iyi bir güneş korumadır. Bazen sadece bu bile size çok faydalı olabilir.

Hangi tedavi başlanırsa başlansın en önemli konu iyi bir güneş koruma yapılmasıdır. Güneş koruma yetersizse hiçbir tedavi başarılı olamaz.

Hem UVA hem de UVB’ ye etkili, en az SPF 30 içeren güneş koruyucuyu düzenli kullanmak, yoğun saatlerde güneşten uzak durmak, şapka ve güneş gözlüğü takmak bile çok faydalıdır.

Doktorunuz size öncelikle bazı leke açıcı kremler önerebilir. Bu tedavileri kullanırken doktorunuz takibinde olmanız çok önemlidir. 

Genellikte tedaviler sırasında cilt güneşe duyarlı hale gelir. Bu nedenle yaz ayları tedavilerin başarısını azaltır. Kış dönemi leke tedavilerinin daha kolayca yapılabileceği dönemdir.

Kimyasal peelingBazı özel solüsyonlar kullanılarak cilt hücrelerinin yenilenmesi, eskimiş hücrelerin atılarak yeni ve sağlıklı hücrelerin gelmesi hızlanır. Bu şekilde cilt tonu düzelir ve lekeler azalır. Tedavi sonrasında cilt güneşe hassas hale geldiği için güneş korumaya özen gösterilmelidir.

Mezoterapi

Leke açıcı bazı ilaçların cilde minik iğnelerle uygulanmasıdır. Seanslar şeklinde yapılan bu uygularda cilt lekeleri azalır.

PRP Kişinin kendi kanı ayrıştırılarak, istenen tedavi edici kısımlarının yoğun bir şekilde cilde ince iğnelerle verilmesidir. Bu tedavi her mevsimde uygulanabilecek bir yöntemdir. Risk yaratmadığı için özellikle çok zor lekelerde bile güzel sonuçlar verebilir.

Dermapen ve dermaroler 

Üzerinde minik iğnelerin olduğu özel cihazlarla cilt yüzeyinde mikro kanallar açılır ve buradan renk açıcı özel ilaçların cilde geçişi sağlanır. Böylece aynı mezoterapide olduğu gibi lekeler üzerinde azaltıcı etki sağlar.

Lazer ve IPL tedavileri 

Her iki yöntemde ciltteki lekeleri azaltır, kolajen üretimini arttırarak, cildi sıkılaştırır.

Bu tedaviler sırasında en önemli konu iyi bir güneş korumanın yapılabilmesidir. Cildin tahrişten korunması, nemlendirilmesi ve desteklenmesidir.

cilt için doğal yağlar

Aromaterapi Çin’den, Mısır’a kadar dünyanın farklı coğrafyalarında binlerce yıldır kullanılan bir yöntemdir. Bugün modern aromaterapi tamamen bilimsel çalışmalarla çok daha doğru ve etkili kullanılmaya başlanmıştır.

Bitkilerin yaprak, kök ve çiçeklerinden elde edilen yağların doğru şekilde kullanılmasıyla başta cilt olmak üzere, vücut üzerinde pek çok olumlu etkileri tespit edilmiştir. Bu yağlar uçucu ve taşıyıcı yağlar olarak ayrılır. Cildin ihtiyaçları ve özellikleri göz önüne alınarak belli oranlarda karışım hazırlanarak kullanılır. Seçilen yağların özenle hazırlanmış güvenilir ürünler olması çok önemlidir. Yanlış ürünler sağlığa zarar verebilir. Gebelik ve bebeklik döneminde aromaterapi kullanımları sorun yaratabilir. Her ürün gibi alerji yapabilir. Bu nedenle ürünler konusunda mutlaka uzman desteği alınmalıdır. 

Cilt için faydalı olan yağlar, yaşlanmadan akneye kadar ciltteki pek çok soruna destek olur. Farklı yağlar tamamen farklı etkilere sahiptir.  

Jojoba yağı 

E ve B vitamini, bakır, çinko içerir. Ciltte sebum gibi davranarak ciltteki yağlanmayı azaltır. Akneyi azaltır ve yara iyileşmesini hızlandırır. Özellikle karma ciltlerin dengeye gelmesi içinde çok faydalıdır. Nem verir ve antioksidan etkileri ile yaşlanmayı geciktirir. Cildi onarır. Kollajen üretimini hızlandırır.

Nar çekirdeği yağı

İçeriğinde bioflavonoid ve yağ asitleri vardır. Doğal bir güneş koruyucu ve güçlü bir antiagingtir.

Lavanta esansiyel yağı

Yara iyileşmesini hızlandırır. Antiinflamatuvar ve antioksidan etkileri vardır. Kolajen üretimini arttırır. Lekeleri azaltır.

Sivilceyi ve izleri azaltır. Kuru ciltlere nem desteği sağlar.

Antiaging etkilidir. Çok güzel kokar. 

Frankincense esansiyel yağı

Antiinflamatuvar ve antibakteriyel özellikleri vardır.

Hücre yenilenmesini hızlandırarak, kırışıklıkları azaltır. Antiaging etkilidir.

Gözenekleri daraltır. Cildi sıkılaştırır.

Kuru ciltleri destekler. Güneşe veya yaşa bağlı oluşan cilt lekelerini azaltır.

Akneye, lekeye yatkın ciltlerde faydalıdır. Aknenin oluşturduğu lekeleri azaltır.

Ylang ylang esansiyel yağı 

Cilt yağlanmasını ve akne oluşumunu azaltır. Yara izlerini azaltır.

Cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandırır. İnce çizgileri azaltır ve cilt elastikiyetini arttırır. Antiaging etkilidir.

Çay ağacı esansiyel yağı

Anti bakteriyeldir. Yağ üretimini ve akneleri azaltır.

Yara iyileşmesini düzenler.

Kuşburnu yağı

C vitamininden ve esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Kolajen üretimini arttırarak cildi güçlendirir. Yaşlanma etkilerini azaltır. 

Kırışıklılar ve lekeler için çok faydalıdır.

Gül esansiyel yağı

Olgun, hassas ve kuru ciltler için çok faydalıdır.  Antiaging ve antimikrobial etkilidir. Cilde nem sağlar. Cildi yatıştırır ve cilt sorunlarını azaltır.

Cilt rengini ve dokusunu düzeltir.

göz altı morlukları

Kadın, erkek her yaşta görülebilen kozmetik bir sorundur.  Özellikle koyu tenli kişilerde daha sıktır, göz altı cildinde mor, kahverengi görünüm olabilir.   

Genellikle problem buradaki cilt dokusunun ince, alttaki damar yapılarının belirgin olmasıdır. Bazı faktörler sorunu daha çok belirginleştirebilir. 

Sebeplerine göz atalım.

Genetik olarak yatkın olmak

Yorgunluk ve stres (uzun saatler TV izleme veya bilgisayar kullanma)

Uyku düzensizliği

Alerjiler

Güneş hasarı (hem ciltte lekelere neden olur, hem de bölgeyi erken yaşlandırır.) 

Bazı göz damlaları

Sigara ve alkol kullanımı

Kötü beslenme ve demir eksikliği

Troid sorunları

Göz çevresi cildinin alerjisi, kaşıma ve tahriş

Yaş alma sürecinde cildin incelemesi, cilt altı yağın ve kollajenin azalması

Az su içme ve cildin kuru olması 

Bu soruna yönelik evde alınacak basit önlemler vardır ve bir ölçüde faydalı olabilir.

Sağlıklı yaşam tarzı ve stres kontrolü

Sigara ve alkol tüketimini azaltma

Dengeli beslenme, bol su içme

7-8 saatlik düzenli gece uykusu (yüksek yastıkta sırt üstü uyuma)

Sabah akşam cilt temizliği ve antioksidan içeren göz çevresi kremleri ile düzenli nemlendirme (C ve E vitamini içeren kremler kullanmak, cilt kalitesini arttırmak açısından faydalıdır.)

Güneş koruma, göz çevresine uygun bir güneş koruyucu ve güneş gözlüğü kullanmak cildin yaşlanmasını azaltarak, sağlıklı görünümü korur.

Göz altı kapatıcıları, geçici olarak görünümü düzelten ürünlerdir. Bazı ürünleri çok yoğun kullanmanız sorunlarınızı arttırabilir.

Yeşil veya siyah çay poşetlerinin uygulanması,  antioksidan ve kafein içeriğinden dolayı dolaşımı düzenleyerek, bölgeyi rahatlatır.

Soğuk kompresler ara ara uygulanabilir. Salatalık dilimleri hem nem, hem C vitamini içeriğinden dolayı cildi besler ve nemlendirir. Morluk görünümünü azaltabilir.

Evde alacağınız bu önlemler yeterli gelmezse doktorunuza başvurabilirsiniz.

İçeriğinde renk açıcı ürünler olan bazı kremleri önerebilir. 

Hidrokinon, kojik asit, retinol ve azeleik asit gibi maddeler bu amaçla kullanılabilecek içeriklerdir. Ancak bunlar güneşe hassasiyet ve alerji yapabilecek ürünlerdir. Bu nedenle doktor takibinde kullanılırsa daha başarılı sonuçlar alınabilir.

Peeling ve lazer

Uygulamaları cildi yenileyerek, güçlendirir morluk görünümlerini azaltabilir.

PRP ve mezoterapi 

Kişinin kendi kanından ayrıştırılarak hazırlanan PRP veya bazı vitamin, mineral ve hyalüronik asit karışımları uygulanarak cilt kalitesi arttırılır ve rengi açılabilir  

Dolgu uygulamamaları 

cildin ince, cilt altı yağ miktarının az olduğu kişilerde kullanılabilir. 

Tedavi seçimleri kişinin problemi ve cilt yapısı göz önüne alınarak yapılmalıdır. Aksi halde sorunlar yaşanabilir.

doğal makyaj

Makyaj görsel bir sanattır. Modanın yansımalarını içerir. Renklerle, yüz şekliyle uyum ve hayal gücü gerektirir. İyi yapılan makyaj, taze ve sağlıklı bir görünüm verir. Yüzün güzel taraflarını vurgular. 

Makyaj öncesi cilt temizlenmiş, nemlendirici ve güneş koruyucu sürülmüş olmalıdır. Kalın bir makyaj uygulaması doğal olmayan görüntü yaratır. İdeal makyaj uygulamasında, makyajın varlığı belli olmaz. Işığın ve gölgenin yansımalarından oluşur.

Son yıllarda her konuda olduğu gibi makyaj ürünlerinde de doğal içeriklere talep artıyor. Markalar artık daha çok inceleniyor ve seçimler bilinçli yapılıyor ve zararlı içerikleri kimse kullanmak istemiyor.Bu nedenle doğal makyaj ürünlerine ilgi daha fazla.

Normal makyaj ürünleriyle, doğal ürünleri karşılaştırıcak olursak

Doğal makyaj ürünleri genel olarak doğal içeriklerden oluşur. Yapay kokuları ve renklendiricileri, sentetik koruyucuları ve ağır metalleri (kurşun, arsenik gibi) mümkün olduğunca kullanmazlar. Normal ürünlerde bu içerikler markadan markaya değişmekle beraber daha fazla bulunur.

Hassas ciltler için doğal ürünler daha güvenlidir. Sentetik içerikleri az olduğu için alerji oluşturma riskleri daha azdır. 

Ayrıca gözenek tıkayıcı özellikleri açısından da doğal ürünler daha avantajlıdır. Akneye eğilimli ciltler için de tercih edebilir.

Doğal kozmetikler koruyucu içermediği için raf ömürleri, normal kozmetiklere oranla daha kısadır.

Doğal makyaj ürünleri, paraben, formaldehit, tolüen ve ftalat  içerikleri açısından daha güvenlidir. Normal markalar da bu içerikler bulunabiliyor.

Doğal makyaj ürünleri doğadaki pigmentlerden oluştuğu için, normal makyaj ürünlerine göre renk alternatifleri azdır. Normal makyaj ürünleri yapay renklendirici kullandığı için renk seçeneği açısından daha zengindir.

Bazı doğal ürünler avokado, shea, kuşburnu ve jojoba yağı gibi bitkisel içerikler de barındırabilir. Bu tarz içerikler antioksidanlar açısından faydalı etkilerine ek olarak, cildin onarımı ve desteklenmesi konusunda faydalıdır. 

Fiyat açısından normal ürünler kolay bulunur ve ucuzdur. Doğal makyaj ürünleri daha kaliteli içeriğe sahip olduğundan daha pahalıdır.

GÜNLÜK CİLT BAKIMI

GÜNLÜK CİLT BAKIMI

yapacağımız günlük bakım duş almak, diş fırçalamak kadar rutin olmalıdır. Eğer temel bakım yetersizse cildimiz mat, cansız ve yorgun görünür. Ayrıca çizgi, kırışıklık ve elastikiyet kaybı daha erken başlar.

Cilt güçlü bir bariyerdir. Kullandığımız pek çok ürünün emilimi azdır. Bu nedenle formüller buna uygun geliştirilir ve belli bir düzende kullanılması etkinliği arttırmak için önemlidir.

Sabah cilt bakımı

Cilde uygun bir temizleyiciyle başlayın.

Cilt yapısına uygun seçilmiş dengeleyen, besleyen bir tonik kullanımı, pH dengesini düzenleyecek sonraki ürünün emilimini arttıracaktır.

Serumlar besleyici özelliği olan yoğun içeriklerdir. Çok hızlı emilir ve etki ederler. Gündüz kullanılan serumların antioksidan içermesi tercih edilir. Antioksidan içerikler, güneş ışınlarının ve çevresel faktörlerin zararlı etkilerini azaltması açısından daha yararlıdır. C vitamini, E vitamini veya yeşil çay kullanılabilir.

Göz çevresi kremi 25’li yaşlardan itibaren göz çevresine uygun bir krem kullanmak, özellikle SPF korumaya ve güneş gözlüğü kullanmaya özen göstermek göz çevresinin elastikiyeti korur ve kırışıklıkları engeller.

Cildiniz yağlı bile olsa her cilt nemlendiriciye ihtiyaç duyar. Cildin nemli olması koruyucu fonksiyonunu güçlendirir. Daha yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlar. Elastikiyetini koruyarak yaşlanma etkilerini geciktirir. Nemlendirici serumdan hemen sonra uygulanmalıdır, böylece nem etkisi ciltte daha yoğun olacaktır. 

Güneş koruma gündüz bakımın son ürünüdür. Özellikle fiziksel koruyuculuk sağlayan ürünleri tercih ederseniz nemlendirici sonrası iyi bir koruma sağlayabilirsiniz. Bu ürünler güneş ışınlarının etkilerini fiziksel bir bariyer oluşturarak engeller. Ancak kimyasal güneş koruyucu ürün tercih edecekseniz nemlendirici etkisi de olanları tercih edin. Bu şekilde cilt üzerine etkileri daha başarılıdır. Günlük hayatta SPF 30 yeterli koruma sağlar.

Akşam cilt bakımı

Gece, cilde ihtiyacı olan tedavi desteğini vermemiz gereken, kendini onarması için en önemli zamandır. 

Temizleme eğer makyaj yapıyorsanız iki aşamalı temizlik gerekir. İlk aşama makyajı temizleyen özel bir temizleyici, ikinci aşama ciltteki yağı, kiri, ölü hücreleri derinden temizleyecek bir başka bir temizleyici olacaktır.

Tonik sabah kullandığınız gibi kullanabilirsiniz.

Göz kremi

Serumlar ve gece kremleri daha çok hedefe yönelik olmalıdır. Gece ürünleri, gündüz ürünlerinden daha yoğun formüllerdir. Bu ürünler cildin nem kaybını önlemek ve kendini onarmasını sağlamak için hazırlanmıştır.  Tedavi anlamında cilde çok fazla yüklenmek yeni sorunlar oluşturur. Her zaman belli bir dengede gitmek hızlı sonuç alma çabasıyla ürünleri karıştırmamak gerekir. Cildi yenileyen AHA ve retinol gibi ürünlerin sıklığı ayarlanmalıdır. Çok sık kullanmak ciltte tahrişe neden olur. Ayrıca peptidler, büyüme faktörleri gibi güçlü antiaging içerikler daha çok gece kullanımda faydalı olacaktır.

Eğer cildiniz çok kuruysa nemlendirici krem maskeler veya yüze kullanılacak yağ formüllerini tercih edebilirsiniz. Ayrıca leke veya akne tedaviniz varsa bunlara yönelik ürünleri de diğer ürünleriniz arasında kullanabilirsiniz

Tags

error: Content is protected !!