kozmetik

KOZMETİK ÜRÜNLER

İlk kozmetikler binlerce yıl önce eski Mısır’da kullanıldı ve o günden, bugüne insan hayatının vazgeçilmezi oldu. Tarih boyunca güzel görünmek uğruna pek çok yöntem denendi. Deneme yanılma yoluyla yapılan bu uygulamaların bazıları başarılı, bazıları başarısız oldu. Ve günümüze kadar geldi.

Bugün milyonlarca dolarlık kozmetik endüstrisi bilimsel temellere dayanır. Testlerle, araştırmalarla ürünlerin etkinlikleri ve güvenlikleri incelenir. Günümüzde kozmetik üreticileri güvenlik kurallarına ve katı düzenlemelere uymak zorundadır.

Kozmetiklere bağlı yaşayabileceğiniz sorunlar cildinize uygun olmayan ürünün ciltteki tahrişi ve yarattığı hassasiyet (ürünün uygulandığı alanda yanma, acı, kaşıntı ve kızarıklık) veya içeriğindeki herhangi bir bileşene bağlı gelişen alerjik reaksiyondur(kızarıklık, şişme , kaşıntı ve veya kabarcıklanma).

KOZMETİK SEÇERKEN BİLMENİZ GEREKENLER

.Ürün seçerken etiketleri okumak, içeriklere dikkat etmek, sizi pek çok sorundan kurtarır. İlk aşama, cilt yapısına uygun ürün seçimidir. Cilt tipiniz nedir? Cildinizin yaşadığı sorunlar neler? Desteklenmesi gereken ihtiyaçları nedir? Leke, sarkma, matlık… gibi sorunları belirleyip, ürün içerik seçimini buna göre yapmalıyız.Örneğin yağlı cilt tipine sahipseniz alacağınız yağlı bir ürün, cildinizde sivilce oluşumuna neden olabilir. Yalnızca ürün değiştirmek, doğru ürünü kullanmak bile ciltte inanılmaz farklar yaratabilir.

.Ürünü amacına uygun kullanın. Her ürün tavsiye edilen  şekilde uygulanmalıdır. Örneğin yüz kreminizi göz çevrenize kullanmayın. 

İçerikler listesi 

kozmetik kutularının üzerinde bulunur ve ürünün içeriğindeki malzemeler listelenir. Listede yazım sırası en çoktan en aza doğrudur. Alırken bu içeriklere dikkat etmeniz gerekir. Daha önceden sorun yaşadığınız bir içerik varsa tekrar o içeriğe sahip ürün kullanmayın.

Hipoalerjik kozmetikler  

üreticilerin alerjiye neden olma olasılığının düşük olduğunu iddia ettikleri ürünler için kullanılan terimdir. Ancak bunun için kesin bir kriter olmadığı için, tamamen güvenilir bir ifade değildir.

Dermatolog tarafından test edilmiş, irritasyon yapmaz veya hassas ciltler için uygundur gibi terimleri içeren ürünlerin sizde sorun yaratmayacağını kimse garanti edemez. Bu nedenle ürünü kullanmada önce, kolunuzun içinde küçük bir bölgede deneyebilirsiniz. Alacağınız ürünün az sayıda içeriği olması alerji açısından daha güvenlidir. Eğer cildinizde hassasiyet, alerji varsa mümkün olduğunca basit içerikler tercih edebilirsiniz. En çok sorun yaratan içerikler parfüm ve koruyucu maddelerdir. Kokusuz, parfüm içermeyen ürünleri tercih edin.

Alkolsüz kozmetikler özellikle etil alkol içermeyen ürünler kastedilir. Ciltte kuruluk yapması ve hassasiyeti arttırması  açısından alkol içeren ürün kullanımı çok tercih edilmez.

Dermokozmetik ürünler nelerdir? 
Deri ve buna bağlı oluşumların fonksiyonlarını olumlu yönde etkileyen maddelere dermo-kozmetik ürünler denir. Bu grup ürünler kozmetiklerle ilaçlar arasında bir yerdedir. Kozmetiklere göre etkinlikleri ve tedavi edici özellikleri fazla, ilaçlara göre zayıftır

Non komedojenik gözenek tıkamayan içeriklere sahip anlamı taşır. Özellikle yağlı ve akneye eğilimli ciltler için uygundur.

Son kullanma tarihi bir ürünün kullanma ve saklama koşullarına uyularak ne kadar süre kullanılabileceğini belirtir. Ancak ürün banyo gibi sıcak ve nemli ortamlarda saklanırsa daha erken bozulur. Bu nedenle serin ortamda saklanmalı, kapakları sıkıca kapatılmalı ve açılan ürün  6-8 ay içinde tüketilmelidir. Renk, kıvam, koku değişikliği olan, son kullanma tarihi geçmiş ürünleri kullanmayın. Cilt ürünlerinizi uygulamadan önce mutlaka ellerinizin temiz olmasına özen gösterin.

Hayvanlar üzerinde test edilmemiştir. Ürünün hayvanlarda test edilmediğini belirtir. 

En çok ciltte sorun yaratabilecek ürünlere göz atarsak, sabunlar, deterjanlar, ter önleyiciler, nemlendiriciler, şampuanlar, kalıcı rujlar, ojeler ve saç boyalarıdır. Ayrıca birçok insan güneş koruyuculara bağlı alerji sorunu dahi yaşayabilir.

Ürünler, genellikle yeni kullanılmaya başlandığı zaman sorun yaratır. Ancak bu eskiden kullandığınız bir ürünün, sonradan sorun oluşturmayacağı anlamı taşımaz. Ürünlerle ilgili gelişen sorunlara bu açıdan bakılmalıdır. 

En önemli şey, sorun yarattığını düşündüğünüz ürünü kesmektir. Bu problemi büyük oranda çözer, ancak yeterli gelmezse, kendiniz çözüm aramayın ve dermatoloji uzmanına başvurun.

genç cilt bakımı

Gençlik dönemi, okul, sınavlar, gençlik sorunları derken yoğun ve       stresli bir dönemdir. Bu dönemde cilt bakımınızla uğraşmak sizin için sıkıcı olabilir ama erken başlayan doğru alışkanlıklar hem bu dönemde hem de ileriki yaşlarda size sağlıklı bir cilt kazandırır.

Zamanla cilt yapısı, sorunları ve ihtiyaçları değişim gösterir. Genç ciltlerde en çok karşılaştığımız sorunlar; hormonlardaki değişimlere bağlı olarak yağ bezlerinin daha çok çalışmasıdır. Sonuç olarak yağlanma artışı, gözeneklerde tıkanma olur. Siyah nokta, hatta sivilce oluşumları diğer dönemlere oranla bu dönemde daha çok görülür.

Ancak doğru bakımla pek çok kişide olumlu sonuçlar almak mümkündür. 

Bu dönemde temizlik, cilt PH’sını dengeleme, nemlendirme ve güneş koruma en temel konudur. 

.Cildi doğru bir ürünle günde iki kez temizleyin. (yağlanma sorunu yaşıyorsanız jel veya köpük yapıda ürünler daha iyi bir temizlik sağlar.)

.Cilde uygun seçilmiş bir tonik cildi daha derinden temizler,  PH’sını  dengeler ve daha sonra kullanılacak nemlendiriciye cildi hazırlar.

.Cilde uygun seçilmiş su bazlı yumuşak bir nemlendirici nem dengesini sağlayarak, cildi destekler.

.Sonrasında yine cilde uygun bir güneş koruma gereklidir. Bu yaşlarda cilt genç olduğu için güneş etkisi önemsiz gibi görünebilir. Ancak yıllar içinde alınan güneş ışınlarının etkileri, ilerde size daha çok sorun yaratır. Bu nedenle güneş koruma alışkanlığı erken yaşlarda yerleşmelidir. Yağsız ve gözenek tıkamayan bir güneş koruyucu yaz, kış kullanmak çok faydalı olur. 

Ürün seçerken çok yoğun ve cildinize uygun olmayan ürün kullanmaktan kaçının. Yağlı ürünler gözenekleri tıkayarak sivilceleri arttırabilir.

Kullandığınız havluların, yastık kılıflarının temizliğine dikkat edin. Sık, sık değiştirin. Makyaj malzemelerinizi ve fırçalarınızı arkadaşlarınızla paylaşmayın. Makyaj yapıyorsanız mutlaka iyi bir makyaj temizliği yapın. Makyajınızla uyumayın.

Ellerinizi yıkamadan cilde dokunmayın. Sivilcelerinizi veya siyah noktalarınızı sıkmayın. 

Haftada 1-2 kez cilt yüzeyindeki ölü hücrelerin atılmasını sağlayan peeling uygulamak, cildi aydınlatır ve sonrasında kullanılacak ürünlerin emilimini arttırır. Peeling uygulaması sonrası cildi uygun bir ürünle nemlendirmeyi ihmal etmeyin.

İhtiyacınıza göre 1-2 ayda bir profesyonel cilt bakımı yaptırmak gözeneklerin ve komedonların daha iyi temizlenmesini sağlayacaktır. 

Yoğun makyaj ürünleri uygulayarak ciltteki akneyi, izleri veya lekeleri kapatmaya çalışmak çok sık karşılaşılan bir yanlıştır. Yoğun ürünler gözenekleri daha çok tıkayarak akne sorunu kısır döngüye sokar böylece daha çok sivilce oluşumu ve daha çok kapatıcı kullanma ihtiyacı doğar. Bunun yerine yağsız ve gözenek tıkamayan, renkli güneş koruyucular, renkli nemlendiriciler kullanılabilir. 

Makyaj ürünü seçerken mineral makyaj ürünlerini tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı beslenme alışkanlığı bu dönemde de cilde destek olur ve sorunları azaltır. Bu nedenle şekerli, katkı maddeli, fast food türü gıdalardan kaçınmak ve bol su içmek çok faydalıdır.

Sivilce sorunu yaşıyorsanız geç olmadan bir dermatoloji uzmanına başvurun. Aksi halde sorununuz artabilir ve ciltte iz leke oluşturabilir. Bu nedenle kendiniz çözmeye çalışmayın.

selülit

Selülit sorunu can sıkıcı görünüyor değil mi? Ama bu sizi  üzmesin.                           

Kadınlarda görülme sıklığı nerdeyse %90’ lar civarında. Evet yanlış okumadınız bu kadar yaygın bir sorun. Tabii konu böyle popüler olunca, birçok çözüm yöntemiyle de karşılaşıyorsunuz.

 Selülit başta karın, kalça ve bacaklar olmak üzere, vücudumuzun belli bölgelerinde yağ birikmesi sonucunda başlayan bir sürecin, zamanla dokuları etkilemesiyle “portakal kabuğu” görünümü alması durumudur. 

Erkeklerde nadir görülen bu durum, kadınların hemen hepsinde vardır. Her yıl bu sorunun çözümü için büyük paralar harcanır. Bu harcamaların bazıları bilimsel olarak etkisi bile gösterilmemiş ürünlere yapılır ve hiçbir sonuç alınamaz. 

Selülit, genetik faktörler, beslenme hataları, fiziksel aktivite yetersizliği, metabolizmanın yavaş olması, hormon değişimleri, kilo fazlalığı ve cilt yapısının yatkınlığı gibi pek çok sebeple ilişkilendirilebilir. 

Ayrıca dolaşım sorunları, postür bozuklukları, gebelik ve bazı ilaçlar yine selüliti arttırabilecek sebeplerdir.

Obeziteden farklıdır. Obezitede yalnızca yağ dokuda artış vardır. Selülitte ise yağ doku artışı ve  dolaşımsal bozukluklar eşlik eder. Bu nedenle yalnızca kilo vermek problemi çözmeye yetmez. Dolaşımı, kas yapısını ve hatta cilt kalitesini artırmak selüliti azaltır. 

Selülit, ilk bakışta yalnızca kozmetik bir sorun gibi görünse de, ileri durumlarda, dokulardaki yağ birikimi zamanla dolaşım ve beslenme bozukluklarına, su tutulmasına ve deformasyonlara neden olur. Soruna tıbbi boyutta eklenebilir. Varis, çabuk yorulma, ciltte sarkma ve çatlamalara neden olabilir.

Selüliti tanımak oldukça kolaydır. Erken dönem selülitler dışardan bakıldığında görülmez cilt sıkıştırıldığında yumrular oluşur. Bu dönemde tedavi daha kolaydır. Basit önlemlerle sorun çözülür. 

Daha ileri durumlarda ise karın, kalça, kol ve bacak bölgelerinde cilt düzensiz ve portakal kabuğu görünümündedir. Başlangıçta yumuşakken zamanla daha sert ve nodüler hal alır.

Selülit sorunu azaltılabilir ancak tamamen yok etmek oldukça zordur. 

Yaşam şeklinizi düzenlemek beslenme, spor size faydalıdır. 

Fazla kilonuz varsa öncelikle bunu vermeye çalışın. Sağlıklı beslenme sebze, meyve, liften zengin ve tam tahıllı gıdalarla beslenmeyi tercih edin. Tuz ve şeker tüketiminizi azaltın. Bol su içmek toksinlerin atılımını hızlandırdığı gibi selülit görünümünü de azaltır. 

Sigara ve alkolden uzak durun.

Haftada 4 gün düzenli bir şekilde kardiyo ve fitnes antremanı yapın. Yağ yakımını arttırmak ve kas yapısını güçlendirmek faydalıdır.

Sellülit kremleri, bu alanda piyasada çok sayıda ürün mevcuttur. Kafein, vitamin, mineral, bitkisel karışımlar bulunabilir. Bu tarz ürünler ne yazık ki tek başına mucize sonuçlar yaratamazlar. Diğer yöntemlerle birlikte daha iyi sonuç  verebilirler. Yine retinol içeren ürünler cilt kalitesini arttırarak görüntüde azalma sağlayabilir. Bu nedenle seçim yaparken gerçekçi beklentilerle yaklaşmak daha doğru olur. 

Sorunlu bölgeye düzenli masaj uygulaması, kan dolaşımını ve toksinlerin atılımını arttırır, sıvı birikimini azaltır. Böylece selülit görünümü azalır.

Mezoterapi 50 yıldır Fransa’da uygulanan bir tedavi yöntemidir. Sellülit tedavisinde de kullanılabilir. Sorunun olduğu bölgeye yağı parçalayan, dolaşımı düzenleyen ve dokuları destekleyen bazı özel karışımların küçük iğnelerle ve minik dozlarda uygulanmasıdır. İşlem sonrasında uygulamaya bağlı, morluk ve kızarıklık olması doğaldır. Tedavinin başarısı uygulanan karışımlara ve kişisel cevaba göre değişkendir.

Bunların dışında geliştirilmiş pek çok aletli yöntem mevcuttur. Kişiye ve seçilen cihaza göre sonuçlar değişkendir. Bunların temelde mekanizmaları yağ miktarını azaltmak, dolaşımı düzenlemek , cilt kalitesini arttırmak ve selüliti azaltmak şeklindedir. Belli bir oranda başarılı olurlar. Ancak sonrasında selülit tekrarlayabilir. Hiçbir yöntem kalıcı çözüm sağlayamaz. 

Bu nedenle selülit konusunda daha uzun dönem başarı istiyorsak bol su içme, iyi beslenme, düzenli sporu hayatımızın rutinine yerleştirmemiz gerekir.

menopoz

Kadın olmak, hayatımızda pek çok değişimi yaşamak demek. Ergenlik, gebelik, doğum sonrası ve menopoz

Hormonlarımızın dengesi vücut ve cilt sağlığımız açısından son derece önemlidir. Hormonların düzeyindeki iniş, çıkışlar cildimizde de değişimlere neden olur.

İşte menopoz dönemi böyle bir dönem, temel olarak hormon seviyemizde hızlı düşüş ile beraber saç ve cilt yapımızda değişimler olur. Bunlar konusunda ne kadar bilgili olur ve tedbir alırsak o kadar kolay üstesinden geliriz.

Östrojen ve progesteron hormonu cildin kalınlığından, neminden ve kolajen üretiminden sorumludur. Menopozla birlikte hormon düzeylerinde azalma olur. Deri kurur, incelir ve elastikiyeti azalır.  Damar duvarları zayıflar, ciltte renk değişimleri görülür.

Cilt ince, kuru ve hassastır. Cildin su tutma kapasitesi ve doğal lipit yapısı azalmıştır. pH dengesi değişir. Cilt hassasiyeti artar, kolayca tahriş olur. Ciltteki incelmeye bağlı olarak, morluk oluşumları daha çok görülür. Oluşan yaralar daha geç iyileşir.

Ciltte, kollajen kaybı olur. Sarkma ve kırışıklıklarda artış, gözeneklerde genişleme, göz altı torbaları oluşabilir. Ağız ve göz çevresinde çizgilerde belirginleşebilir.

Saçlarda incelme ve seyrekleşme ve tırnaklarda kırılma olabilir.

Ellerde de değişim olur cilt incelir, damarlar belirginleşir ve deri daha kırışık hale gelir

Öncesinde egzema veya rozasea sorunu varsa daha da artabilir.

Ciltteki sorunları azaltmak için,

.Uzun süren, sıcak banyolardan kaçının. Ilık suyla, kısa duş sonrasında nemlendirici kullanın. Vücudunuza Hindistan cevizi yağı da kullanabilirsiniz.

.Süt veya krem yapıda yüz temizleyicileri tercih edin. Cilde yoğun nemlendiriciler, nem maskeleri uygulayın.

.Kollajeni arttırmak için peptid veya retinol içeren cilt bakım ürünleri kullanılabilir. Peptidler,  kollajen üretimini arttırarak cildi sıkılaştırır, elastikiyeti arttırır. Retinol, cildi onarır ve kollajen üretimini arttırır.

.Güneş koruyucu kullanın. Bu döneme kadar iyi bir güneş koruma yapmadıysanız. Güneşin bıraktığı hasarı daha çok hissedersiniz.  Ciltteki lekeler ve renk düzensizlikleri daha belirgin hale gelir. Lekeleri azaltmak için özel renk açıcı ürünler kullanabilirsiniz, lazer veya kimyasal peeling gibi uygulamalar yaptırabilirsiniz

Çene bölgesinde ve dudak üzerlerinde tüylenme artışı görebilirsiniz. Tüylenme sorununu çözmek için lazer epilasyon yaptırabilirsiniz.

Saç dökülmesi konusunda, bazı ilaç tedavileri, lazer, mezoterapi ve prp gibi yöntemler sorunu hafifletmede destek sağlar.

Hormonlardaki değişimler bazı kadınlarda tekrar akne sorunu oluşturabilir, bunun için salisilik asitli temizleyiciler kullanılabilir. Cildi tahriş etmekten sakınmak gerekir. En doğrusu doktorunuzun tedavinizi düzenlemesi olacaktır.

Ayrıca sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, stresi yönetmek, düzenli uyku ve sigara, alkolden uzak durmak gibi temel bakım önerileri, her dönem de olduğu gibi bu dönemde de geçerlidir.

Tags

error: Content is protected !!